Binbir Gece Masalları Raflarda


Doğu toplumlarında zengin bir hikaye birikimi vardır. Doğu insanı hikâyelere inanmış, onları sevmiş, onlarla iç içe bir hayat sürmüştür. Dilden dile dolaşan halk hikâyeleri, halkın aşklarını, acılarını, özlemlerini, sevgilerini hikâyelere dökmüş, gelecek kuşaklara aktarmıştır. Hikâyeciler, hikâye üzerinden bir kültür taşıyıcısı işlevi görmüşlerdir.

Doğu’nun en önemli eserlerinden biri de yazarı bilinmeyen “Binbir Gece Masalları”dır. Yazılış tarihi de belli olmayan bu eser doğunun en uzun hikayesi olarak tanımlanır. Bu eser, hikaye içinde hikayenin anlatıldığı temel eserlerden biridir.

Binbir Gece Masalları, ilk kez 1704’te Fransızcaya, daha sonra da Almanca, İtalyanca, İngilizce başta olmak üzere pek çok dünya diline çevrilmiştir. Nâzım Hikmet 1949 yılında Müzehher Vâ-nû’ya yazdığı mektupta: “Şu Binbir Gece Masalları’nı mutlaka al oku. İnsan bazen bu kitabın bazı hikâyelerini okurken böyle mükemmel şeylerin bugün dahi yalnız bizde değil, Avrupa’da bile yazılmamış olduğunu hayretle görüyor” derken haklıdır. Voltaire, Andersen, Oscar Wilde, Calvino gibi yazarlar, Binbir Gece Masalları’ndan etkilenen yazarlardan bazılarıdır. Goethe’ye göre, hayal ürünü olduğu kadar tabii ve gerçekçi, aynı zamanda hikmetli hikayelerdir.

Binbir Gece Masalları’nın sadece edebiyat, düşünce dünyasında değil sinema, müzik, resim gibi alanlarda da yoğun etkisi olduğu aşikârdır. Yüzlerce yıldır zevkle okunuyor olması Binbir Gece Masalları’nın etkileyiciliğini
gösterir. Oluşumu geniş bir zamana yayılan bu hikâyelerin günümüzde çeşitli biçimlerde sürdüğü söylenebilir. Tam da Borges’in dediği gibi: Binbir Gece Masalları bitmiş değil; bin bir gecenin sonsuz zamanı kendi yolunda ilerliyor.”

Araştırmalar sonucu, Türkçe’ye çevrilen en eski yazmanın İnebey Kütüphanesi’ndeki eser olduğu tahmin edilmektedir. Bu eserin yazarı ve istinsah edeni belli değildir. Sadece çocukların değil, yetişkinlerin de okumadan geçmemesi gereken Binbir Gece Masalları’nı ömründe bir defa bile okumamış bir kişinin bir yanı hep  eksik kalacaktır.

Dünyadaki en eski el yazması olduğu tahmin edilen İnebey Kütüphanesi’ndeki “Elfü leyletin ve leyle hikâyetleri” adını taşıyan Bursa Nüshası, 188 yaprak (376 sayfa) ve her sayfada harekeli nesih yazı ile yazılmış 12 satır bulunmaktadır. Kitabın tamamında 56 hikâye mevcuttur.

Tam olan nüshalarda 264 hikâye ve 1001 gece olmasına karşın söz konusu eserde eksiklik vardır. Hacim  olarak neredeyse  orijinal nüshaların beşte biri kadardır.

Bu tercüme kitabı değerli kılan ise; eski Anadolu Türkçesi’nin özelliklerini taşıyor olması ve en eski tercümelerden birisi belki de ilki olmasıdır. Oldukça sürükleyici, etkileyici, zevkli bir üslupla tercüme edilen bu  eser; pek çok kültür ve coğrafyanın zenginliklerini de barındırmaktadır.

Bursa Büyükşehir Belediyesi, bilinen en eski el yazması nüsha olduğu tahmin edilen bu eseri günümüz Türkçesi ile kitap haline getirdi. Orijinal nüshasının da yer verildiği kitap okuyucuya sunuldu. Hikayeleri günümüz Türkçesine Uludağ Üniversitesi öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sadettin Eğri çevirdi. Kitabın içinde yer alan minyatürler ise İpek Özsoy tarafından çizildi. Binbir Gece Masalları konusunda dünyaca ünlü akademisyen ve yazarların da makaleleri ile katkıda bulunduğu kitap, geçtiğimiz günlerde kitabevi raflarındaki yerini aldı.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>