600 YILLIK BAŞKENT: PEKİN


Ahmet AKHAN

Tiananmen Meydanı, Yasak Şehir, Çin Seddi, Gökyüzü (Cennet) Tapınağı ve daha sayamadığımız birçok eser, krallar döneminin en görkemli imparatorluklarından biri Çin’in 600 yıldır başkentliğini yapan Pekin’de…

Binlerce yıllık tarihinin yanı sıra nüfus yoğunluğu, turizmi, ticaret hacmi ve bunların getirdiği güçlü ekonomisi ile adeta dünyaya kafa tutan Çin’in en büyük ikinci kenti Pekin’i Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin de üyesi olduğu ASPAC 2016 toplantısı ile tanıma fırsatı bulduk.

22 MİLYONLUK METROPOL

Son olarak 2008 Olimpiyat Oyunları ile dünya gündeminde yer bulan Pekin, aslında hiç de gözardı edilebilecek bir kent değil. Nüfusu 2010 sayımına göre 22 milyonu aşan bu devasa metropol 14 semt ve 2 dış ilçeden oluşuyor. Pekin’in metropolitan olarak dizayn edilmesi ise 15. yüzyıllara dayanıyor.

Kubilay Han’ın 1272 yılında burayı siyasal merkez olarak seçmesinden başlayan Pekin’in başkentlik öyküsü kısa aralar yaşansa da 1420 yılında resmiyete kavuşmuş. O günden bu yana başkentlik unvanına layık olmak için sürekli gelişen Pekin, bugün hem Çin’in hem de dünyanın en önemli metropolleri arasındaki yerini almış durumda.

20 METRO HATTI

Gelişimin en önemli emarelerinden biri ise ulaşım… Geniş caddeleri (birçok noktada 12 şeride kadar çıkıyor), düzenli trafiğinin yanı sıra gelişmiş raylı sistem ağı dünyadaki birçok ülkeden büyük olan bu kentin 22 milyonluk nüfus yoğunluğunu neredeyse soyutluyor.

Öyle ki Pekin’de 20 ayrı güzergahta çalışan metro hattı bulunuyor. Bu hatlardan 15’i şehir içi ve ring hatlarından oluşuyor. Diğer 5 hat ise yolcuların şehir içi ve şehrin uzak noktalarına giden hatlar arasında transfer için kullanılıyor.

Şehri bu raylı sistemle gezmek hem daha kolay hem de daha az maliyetli. Kentin turizm noktalarına da bu hatları kullanarak rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Bunlara kentin yaklaşık 80 kilometre dışında bulunan Çin Seddi de dahil.

Ayrıca şehir merkezindeki bisiklet için ayrılmış yollar ve geniş yaya kaldırımları da her ne kadar yaya öncelikli bir kent olmasa da Pekin’in otomobil dışındaki trafiğe verdiği önemin bir göstergesi.

BAŞ DÖNDÜREN TİCARET MERKEZLERİ

Kentin gelişmişliğinden söz ederken dünyayı etkisine alan ticaretinden bahsetmemek olmaz. Pekin’in en önemli ticaret merkezi Zhongguancun adı verilen bölge…

Tüm iş ve alışveriş merkezlerinin toplandığı bölge özellikle Çin’in dünyaya kafa tuttuğu en önemli ticaret kalemi elektronik pazarlarının da merkezi. Elektrik kablosundan bilgisayarlara akıllı telefonlardan son model televizyonları, kameraları ve daha binlerce ürünü Zhongguancun’da bulmanız mümkün. Tabi ki sadece elektronik değil giyim, aksesuar, gıda ve çok daha fazlası da yine bu ticaret merkezinde toplanmış durumda.

KANLI MEYDAN; TİANANMEN

Çin tarihi için en önemli anıtsal yapılardan biri olan Tiananmen de Pekin’in merkezinde yer alıyor. 1937 yılında Japonların eline geçen Çin 1945’e kadar onların desteklediği bir hükümet tarafından yönetildi. 1 Ekim 1949’da ise Mao Zedong tarafından Tiananmen Meydanı’nda Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu ilan edildi. Tiananmen Meydanı yakın tarihte (1989 Nisan-Haziran) öğrencilerin, aydınların ve işçilerin önderliğinde başlayan gösterilerin kanlı bir şekilde bastırılmasıyla bir süre Kanlı Meydan olarak da anıldı.

Mao Zedong’un mezarı ve Yasak Şehir’in girişinin hemen karşısında bulunan Tiananmen Meydanı, bugün hala binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. Cumhurbaşkanlığı da dahil olmak üzere birçok kamu binasını da içine alan meydan, 1989 olaylarının bıraktığı endişe mi yoksa standart bir güvenlik önlemi mi bilinmez ama çok geniş güvenlik önlemleri ile korunuyor. Meydana girmek gün içinde belli saatlerle sınırlı. Bu saatlerin dışında meydanın önündeki kaldırımdan yürümenize ve önündeki yoldan araçla geçmenize izin verilmiyor. Meydanın karşısındaki kaldırımdan da ancak güvenlik noktasından xray cihazlarıyla yapılan aramalardan sonra girebiliyorsunuz.

ÇİN SEDDİ

Dünyanın yeni 7 harikasından biri olan Çin Seddi’nin de bir bölümü Pekin’de yer alıyor. Temeli 20’den fazla ayrı ayrı krallık tarafından atılmış Çin Seddi’nin toplam uzunluğu 8 bin 850 kilometre. Bazı bölümleri yıkılan seddin bugün ayaktaki 2 bin 500 metrelik bölümü ise Ming Hanedanı tarafından yapılmış.

Pekin’in merkezinden Çin Seddi’ne ulaşmak uzak olmasına rağmen çok da zor değil. Ulaşımın birçok alternatifi var. Ancak en cazip olanı şehir içindeki ring hattı ile kuzey tren istasyonuna oradan da yaklaşık 1 saat 15 dakikalık bir yolculuk ile Badaling istasyonuna ulaşmak. Sonrasında ücretsiz otobüsler sizi Çin Seddi’nin başlangıcı olan noktaya götürüyor. Ancak yolculuk bununla da bitmiyor buradan da teleferiği kullanarak Çin Seddi’ne çıkmış oluyorsunuz. Çin Seddi’nde de vaktinize göre gezilebilecek farklı uzunlukta güzergahlar var. Tabi ki 8 bin 850 kilometre uzunluğundaki bu harika eserin tamamını gezerek görmek mümkün değil.

YASAK ŞEHİR

Pekin’deki bir diğer büyüleyici eser ise Yasak Şehir. Dünyada halen var olan en geniş saray yerleşkesi olma özelliğini taşıyan Yasak Şehir, 1406 ve 1420 tarihleri arasında 720 bin metrekarelik bir alana inşa edilmiştir. Pekin’in merkezinde çevresi su kanalları ile çevrili saray 8 bin 707 odalı 980 yapıdan oluşmaktadır.

Yasak Şehir 1987 yılında Dünya Kültür Mirası listesine eklenmiş ve UNESCO tarafından dünyada korunmuş en geniş antik ahşap yapılar bütünü olarak tescillenmiştir.

Ming Hanedanı döneminden itibaren yaklaşık 500 yıl imparator ve hizmetlilerine ev sahipliği yapmış olan Yasak Şehir, bugün gerek yerli gerekse yabancı binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Yasak Şehri bir solukta gezmek mümkün değil. Ancak bir tam gününüzü ayırırsanız bu sanat harikası 12 ayrı yapının bulunduğu ve metrelerce uzunluğundaki avlulara sahip Yasak Şehrin gerçek görkemine şahit olabilirsiniz.

Tiananmen Meydanı ve Yasak Şehrin bulunduğu turistik bölgede bir de Pekin’in merkez çarşısı diyebileceğimiz İpek Çarşısı bulunuyor. Turistlerin yoğunlukta olduğu bu bölge Çin’in geleneksel mimarisine, yemek ve alışveriş kültürüne hakim bir alan. Pekin’de alışverişlerdeki en önemli püf noktası ise pazarlık. Beğendiğiniz bir ürünü almak istediğinizi belli eder ve sıkı bir pazarlık yaparsanız size ilk söylenen fiyatın üçte hatta dörtte birine alabilirsiniz. Fakat Pekin’de İngilizce konuşabilen esnaf sayısı oldukça az, bu bazen lehinize de sonuçlanabiliyor.

Olimpiyat Oyunları’na 2008 yılında ev sahipliği yapan Pekin, turistik açıdan hala olimpiyatların ekmeğini yiyor diyebiliriz. Birçok hediyelik eşya dükkanında tüm bu tarihi eserlerin ve yapılardan önce önünüze koydukları ürünler olimpiyat ve Pekin Stadyumu görselleri oluyor. Çin Seddi’nde dahi olimpiyat madalyalarının satıldığını görmek olimpiyatların Pekin’i adeta dünyaya açan bir kapı olduğunun ispatı.

Zira, teknoloji üretim merkezi Çin’in tamamında olduğu gibi Pekin’de de uluslararası sosyal ağlar ve araçlar (facebook, twitter, google vs.) yasak.

Pekin’in yabancı turist sayısı yerli turiste göre oldukça az. Her ne kadar ticaret ya da kongre turizmi ile kente gelen yabancılar, turistik mekanlarda göze çarpsa da 1,5 milyarı bulan Çin nüfusu iç turizmde de baskın durumda. Tüm bu saydığımız mekanlarda yoğunluk yerli turistlerde.

Pekin’in günlük yaşamı da oldukça hareketli. Her metropolde gördüğümüz insan yoğunluğu günlük koşuşturma Pekin’de de mevcut.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir