Bir Yılbaşı Muamması: Noel Baba mı, Sarı Saltuk mu?


Mehmet ESEN

Ho ho ho diye gülerek, çocuklara hediyeler getiren, dokuz geyiğin çektiği kızakla dolaşan, Santa Claus, Aziz Nicholaos olarak da anılan Noel Baba kimdir? Hakkında çeşitli rivayetlerin olduğu Noel Baba’nın Antalyalı olduğu geçer kayıtlarda. Gemicilerin, çocukların, darda kalanların ve öğrencilerin de koruyucusu sıfatlarıyla süslenen Aziz Nicholaos göstermiş olduğu olağanüstü olaylarla anılır. Kudüs’e Hac yolculuğu yaptığı, M.S. 325 yılında
İznik’teki meclis toplantısına katıldığı ve 6 Aralık 343’te 65 yaşında iken Antalya’da öldüğü sanılmaktadır.

Haçlı Seferleri sırasında 1087 yılında Bari’den gelen tüccarlar kemiklerini çalıp Bari’ye götürmüş ve yaptıkları bazilikaya gömmüşlerdir. Onun olduğu sanılan birkaç kemik ise Antalya Müzesi’nde saklanmaktadır.
Yaşadığı coğrafya itibariyle geyik ve kızakla ilişkisi çözülemese de Noel Baba, bugünkü şeklini 1863 yılında almış olup, 1930 yılında bir gazlı içecek firmasının reklam filmleriyle dünyaya tüketim toplumunun ilk metalarından biri olarak sunulmuştur.

Gelelim Türkler arasında önemli yere sahip “Kilgra Sultan” ve “Aya Nicolas” olarak da tanınan Sarı Saltuk’a: “Sarı Saltuk ile ilgili bilgileri Hacı Bektaşi Velayetnamesi, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Saltuknameler gibi eserlerden ve yaşayan Bektaşi geleneklerinden ediniriz. Saltukname’yi Cem Sultan, Ebu’l- Hayr-ı Rumi’ye yazdırmıştır. Sarı Saltuk’un ölümünden yaklaşık iki yüzyıl sonra (MS 1480’de) sözlü gelenekten toplanarak
kaleme alınmıştır. Gölpınarlı “Saltuk” kelimesinin “salt”tan türediğini ve “salt”ın Çağatay, Kırgız, Kırım ve Batı Oğuz lehçelerinde “yüksüz, sade, yalnız, münferit, hür azad” mânalarına geldiğini belirtir. Saltuk kelimesinin “salmak” fiilinden türetilmiş, Türkçe özel bir isim olduğu inancı ise daha yaygındır.”

Urumeli’ni mekân belleyen bazı rivayetlere göre Ahmet Yesevi’nin tekkesinde tahsil görmüş, bazılarına göre ise Hacı Bektaşi Veli’nin talebesi (Kolonizatör derviş) olan Sarı Saltuk, Kalikra’ya beraberinde arkadaşlarıyla gider. Burada bir canavarın elinde yöre halkının çocuklarının mağarada esir tutulduğunu öğrenir. Erenleriyle
birlikte kış mevsimi kızaklarına binerek mağaraya gider ve canavardan çocukları kurtarır. Onların korkularını almak için kozalaklardan yaptıkları hediyeleri verirler. Yöre halkı canavarın yok edilişine ve çocukların
kurtuluşuna çok sevinir. Çocukları ailelerine teslim zamanı gelmiştir. Sarı Saltuk çocukları birer birer kucağa alıp teselli eder, “Hu-Hu-Hu” diyerek sırtlarını sıvazlayıp, niyazlayarak iyi dileklerle, yöre halkına teslim eder. Bütün bu olağanüstü gayreti gösteren kırmızı elbiseli, uzun çizmeli ve başlarında börk olan kurtarıcılarını gören halk, Sarı Saltuk’u bir aziz olarak kabul eder ve bu yörede, yerel halk tarafından artık ona “kurtarıcı, teselli edici” anlamlarında “Aya Nikola” denmeye başlar.

Sarı Saltuk, dolaştığı her yerde özellikle Balkanlar’da din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin hizmet ettiği için hem bir aziz hem de bir derviş olarak tanınmıştır. Nitekim Babaeski’deki Aziz Nikola, Ohri’deki Aziz Naum ve Yunanistan’ın Korfu Adası’nda Aziz Spiridon makamları, aynı zamanda Sarı Saltuk makamı olarak bilinmektedir. Ölümü bile ayrı bir ders niteliği içeren Sarı Saltuk, 7 ayrı tabut hazırlatmıştır. Ölüm haberini alan krallıklar, Sarı Saltuk’u kendi ülkelerine defnetmek için temsilcilerini yollamış ve önceden hazırlanan tabutlarla ülkelerinin dönüş yolunu tutmuşlardır. Ayrı ayrı yollardan dönüşe geçen kafileler, şüpheye düşüp de tabutları açtıklarında, gördükleri beden (hepsi için geçerli) Sarı Saltuk’tan başkasına ait değildi. Bu menkıbenin
doğruluğu bir yana, gezdiği yerlerdeki insanların naaşına sahip çıkmaları bugün pek çok yerde Sarı Saltuk türbelerini karşımıza çıkartmaktadır.

Bunlardan en bilinenlerinden bazıları şöyledir: Kırım, Moskova, Danzing, Polonya, Bohemya(Pezonika), İsveç(Bivanjah) Türkiye(Babaeski, İznik, Diyarbakır, Bor) Moldavya(Babadağı), Dobruca (Kalikra),
Arnavutluk(Kroya), Bosna (Blagay).

Giysisiyle, “Hu-hu-hu” şeklindeki üçlü niyazlamasıyla, çam ağaçlarındaki mumlarıyla, kızaklarıyla Türk gelenekleriyle süslenmiş derin bir anlatıma sahiptir Sarı Saltuk. Noel Baba’nın bacadan içeri girme masalları yerine, Sarı Saltuk’u okuyarak, okutarak, O’nun gönül kapılarını aralamasını tasavvur ederek gireceğimiz nice yeni yıllara.

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>