BİR YOL HİKÂYESİ… HAMİDİYE’DEN MEŞRUTİYET’E, MEŞRUTİYET’TEN CUMHURİYET’E


Yüzyıllar boyunca Doğu’nun en güzel kentlerinden biri olarak ka bul edilen Bursa, 19. Yüzyılın sonu 20. yüzyılın başında, Osmanlı’daki batılılaşma hareketine paralel o larak bazı ‘yeni’ uygulamalara sahne olur. Ekonomide ve sosyal hayatta yaşanan bu değişimler şehircilik al anında da kendisini hissettirir. Şehirde, yüzyıllardır ticaret ve konaklama hizmeti veren hanlar yerini o tellere, iş merkezlerine bırakır.

Yazı: Saffet YILMAZ

Batılılaşma hareketine paralel olarak yeni kamu binaları ve geniş yollar birer birer yerini alır. Okullar, hastaneler, oteller, lokantalar, bankalar, mağazalar, iş hanları, ipek fabrikaları, belediye, posta ve telgraf idaresi, tiyatro binası, karakollar ve saat kulesi gibi kente damga vuran onlarca anıtsal yapı kentin simgeleri arasına girer.

Bu dönemde Bursa’da yaşanan büyük değişimin öncüsü kuşkusuz Vali Ahmet Vefik Paşa’dır. Daha sonra gelen Nazif Paşa, Ahmet Münir Paşa, Mahmut Reşit Paşa gibi valiler de bu değişimi sürdürür ancak şehirde iki ayrı dönemde görev yapan ve ikincisinde halkın şikâyeti nedeniyle geri çağrılan Osmanlı’nın ünlü valisi Ahmet Vefik Paşa’yı ayrı bir yere koymak gerekecektir. Bursa’nın çıkmaz sokaklarına arabasıyla girip “Valinin yolu kesilir mi, açın burayı” diyerek, evleri ve anıtsal yapıları yıkarak yol açan Paşa’nın uygulamaları kimine göre ‘taşkın kişiliğinden’ kimine göre ise içinde bulunulan dönemin taşıdığı ‘Batıcı’ karakterinden kaynaklanmaktadır. Bursa çarşısı ve kentsel dokusunda meydana gelen fiziki değişimlerin, devlet adına yönetme yetkisini elinde bulunduranların sahip oldukları vizyon çerçevesinde gerçekleştiğini düşünenler, uygulamaların; günün farklılaşan sorunlarına cevap niteliğinde olduğunu ve hem parçacı hem de sezgisel planlama çabaları özelliği taşıdığını, tam bir planlama stratejisinden söz edilemeyeceğini iddia etmektedir. Öyle ki; Bursa’da 15. ve 16. yüzyıllarda oldukça geniş bir alana yayılan ticaret, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında hizmeti veren Cumhuriyet Caddesi, 2004 yılından sonra Bursa çarşıları için yaptırılan yeni planlama doğrultusunda araç trafiğine kapatılarak, sadece yayaların kullandığı bir cadde haline getirildi. Caddeye doğu-batı uzantılı bir tramvay hattı da inşa edilerek, hem geleneksel doku-nostalji ilişkisi kuruldu hem de caddenin ulaşım yönü kısmen de olsa devam ettirilmiş oldu.

Cumhuriyet Caddesi’nin yüzyıllık ömründe keskin bir işlev değişikliğine gidilmesine yol açan süreç aslında 21. yüzyılın ilk yıllarında başlamıştı. 2000 yılında Bursa’da kurulan Tarihi Kentler Birliği, ortak mirasın korunması ve yaşatılması konusundaki uygulama ve politikalarla hem Bursa hem Türkiye için yeni açılımlar sundu. Kent bütününde konsept koruma planları koruma politikaları oluşturma çabaları ve bilinci de bu döneme rastlar . Daha sonraki yıllarda oluşturulan Kültür Haritası ve Tarihi Yaya Aksı projeleri, yakın dönemde gerçekleştirilen kale ve çarşıyı fonksiyonel birleştirme çabalarına dayanak oluşturmuştur. Doğu-Batı uzantılı kale-çarşı hattı üzerindeki pek çok tarihi yapı bu bütünsel planlama çerçevesinde ele alınmış ve Bursa’nın sosyal ve kültürel yaşamına katılmıştır. Son 6-7 yıl içinde Çarşı bölgesinde gerçekleştirilen; Ertaş çarşısı, Bakırcılar Çarşısı, Kapalı Çarşı alt çarşı, İvazpaşa Çarşısı, Geyve Han, Uzunçarşı, Simkeş Mescidi, Tuz Pazarı, Ulucamii çevresi, Okçular Çarşısı, Tuz Han, Kayhan Çarşısı, Galle Han, Balibey Han, Gökdere Medresesi ve Irgandı Köprüsü restorasyonları ile halen devam eden Kayıhan Hamamı, Kütahya Han, Eskişehir Hanı ve Nilüfer Köylü Pazarı restorasyonları bu bütüncül bakışın ürünüdür. Önümüzdeki yakın dönemin hedef projesi olan Davutpaşa Hamamı, Emirhan, Fidan Han ve İpek Han restorasyonları da yine bu bütüncül bakışın bir ürünü olacaktır.

Doğrudan çarşı merkezinde olmayan ancak bu konsepti destekleyen Ördekli Hamamı, Haraççıoğlu Medresesi, Karabaş-i Veli Tekkesi, Seyyid Usul Dergahı, Eskici Mehmet Dede Türbesi restorasyonları da, bir yandan “Kültür Yolu”nu tamamlarken diğer yandan, belirli bir bölgeye sıkışmış olan ticaret bölgesi ve tarihi aksın daha geniş bir alana yayılmasına imkan tanımıştır. Bursa tarihi çarşı bölgesinde yapılan bu düzenlemelerle; dünya imparatorluğunun kuruluş vizyonu ve stratejisinin somut yansıması olan anıtsal yapılar ve tarihi kent kimliği daha algılanır hale gelmiş, onarılan yapılar, mahalleler ve meydanlar –özellikle Reyhan, Kayhan ve Hanlar Bölgesi- ilişkilendirilerek tarihi dokuya akıcılık kazandırılmıştır.

YENİ BİR CUMHURİYET CADDESİ

Çarşı bölgesinde yapılan en kapsamlı çalışmalardan biri de Cumhuriyet Caddesi’ne yeni bir kimlik verilmesi olmuştur. 1906 yılında hizmete açılan ve 100 yılı aşkın süre kentin en önemli ulaşım aksı olarak hizmet veren Cumhuriyet Caddesi; UKOME’nin(Ulaşım Koordinasyon Merkezi) 09.04.2010 tarih ve 75 sayılı, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 22.04.2010 tarih ve 368 sayılı kararlarıyla, lastik tekerlekli araç ulaşımına kapatılıp, tramvay ulaşımına açıldı. Yaklaşık bir kilometre uzunluğundaki caddeye döşenen tramvay hattı 23 Mayıs 2011 tarihinde hizmete sunuldu. Bununla birlikte, caddedeki geleneksel mimari değerler yaşatılarak, sosyal-kültürel bir kimlik kazandırıldı…

TÜM CEPHELER ELDEN GEÇİRİLDİ

İşlevi değiştirilerek sosyal kimliği öne çıkarılan Cumhuriyet Caddesi’nde kapsamlı bir cephe sağlıklaştırma çalışması da yapılarak cadde kente yakışır hale getirildi. Restorasyon ve rekontrüksiyon çalışmaları kapsamında cadde üzerindeki 120 yapıya müdahale edildi. Her binaya, binanın şekline göre farklı müdahalede bulunuldu. Genel olarak dış cephelerdeki klimalar ve reklam tabelaları tümüyle kaldırıldı, ısı yalıtımlı pencere ve doğrama değişimleri yapıldı. Kaldırılan klimalar 1. kat seviyesinde yapılan ‘Klima Saklama Hazneleri’nde gizlendi. Hazneler, çelik konstrüksiyon üzeri ireko ahşap malzemeden yapılarak mimari bütünsellik sağlandı.

Genel olarak dış cephelerdeki klimalar ve reklam tabelaları tümüyle kaldırıldı, ısı yalıtımlı pencere ve doğrama değişimleri yapıldı. Kaldırılan klimalar 1. kat seviyesinde yapılan ‘Klima Saklama Hazneleri’nde gizlendi. Hazneler, çelik konstrüksiyon üzeri ireko ahşap malzemeden yapılarak mimari bütünsellik sağlandı.

Dükkânların giriş kat camekânları ve doğramaları da yenilendi, mal sahiplerinin talebi doğrultusunda tam otomatik uzaktan kumandalı kepenk sistemi takıldı. Doğrama kenarları herhangi bir müdahale ve kablo vs. kirliliğin önlenmesi amacıyla birinci sınıf emprenyeli ahşap lambri ile kaplandı. Böylece, klima saklama haznesi, tam otomatik uzaktan kumandalı kepenk sistemi ve ahşap lambri kaplama elemanları bir bütünlük içinde yerleştirildi. Cadde üzerindeki binaların çatıları da düzenleme kapsamında elden geçirildi. Dış kaplaması traverten olan cephelerde, kırık kısımlar yenilendi, sağlam olanları da temizlenerek görsel açıdan güzel hale getirildi. Dış cephesi mozaik binalarda, binanın dış cephesinde 5 cm kalınlığında mantolama ile koruma yapılarak, binanın ısı yalıtım sorunu çözüldü. Ayrıca, sıva grenli boya ile uygulama tamamlandı. Doğrama değişimleri ve mantolama (XPS kaplama) sonrası pencere denizlikleri de yenilenerek cadde üzerindeki binalara son şekli verildi. Bununla birlikte, cepheleri yenilenen cadde, araç trafiğine de kapatıldığı için eski tretuarlar sökülerek tamamen düz hale getirildi.

NOSTALJİ

Araç trafiğine kapatılan ve cepheleri geleneksel mimari özellikleri dikkate alınarak yenilenen Cumhuriyet Caddesi, nostaljik tramvayla renklendi. İlk aşamada, Cemal Nadir Güler Caddesi ile Gökdere arasındaki yaklaşık 1250 metrelik bölümde uygulanan, daha sonra yoğun talep nedeniyle Yıldırım Davutkadı’ya kadar uzatılan tramvay hattı, bir yandan önemli bir kent mobilyası olarak caddedeki yerini alırken, diğer yandan önemli bir ulaşım aracı oldu. Cumhuriyet Caddesi üzerindeki tramvay hattı, bölgenin mimarisine göre düzenlenmiş 5 durağı, aydınlatma elemanları, kataner direkleri ve bakım, depolama ve idari ofisin yer aldığı İşletme Bakım Merkezi binasıyla bölgeye soluk aldırdı. Güzergah üzerinde Tramvayın enerji beslemesi için inşa edilen kataner direkleri, aynı zamanda aydınlatma amaçlı da kullanılarak cadde aydınlatılması için gerekli direk sayısı minimumda tutuldu. Cadde üzerindeki aydınlatma armatürleri bölgenin mimarisi dikkate alınarak seçildi. Diğer yandan, hem hattın enerji beslemesi hem de caddenin aydınlatması için kullanılan kataner direkleri, resim-fotoğraf ser gileri için de uygun hale getirildi. Böylece Cumhuriyet Caddesi, bir yönüyle de sanat galerisi halini aldı.

Kaynaklar

Çarşının Öyküsü- Bursa Büyükşehir Belediyesi

Yer Adları Ansiklopedisi- Raif Kaplanoğlu

Meşrutiyetten Cumhuriyet’e Bursa- Raif Kaplanoğlu

Bursa Defteri dergisi

Ticaret Mekan ilişkisi- Kerem Kırayoğlu




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir