Bursa Kalesi’nin Gizemli Galerileri


Aziz Elbas

Yazılı kayıtlara göre Bithinyalılar M.Ö. 377’de bölgenin ilk egemen yerel krallığı Bithinyayı kurar. Krallık, M.Ö. 88’e dek, yaklaşık 300 yıl süreyle egemenliğini sürdürür. 

Bithinya Kralı I. Prusias(M.Ö 232-192) Uludağ’ın yamaçlarında ovaya hakim bir konumda, dışardan gelecek her  türlü tehlikelere karşı emniyetli bölgede, doğal kayalıklardan da faydalanarak kent surlarını inşa ettirir. 

Daha sonraki dönemlerde Roma ve Doğu Roma hakimiyetlerinde yaşamını devam ettiren kent yapılan ilavelerle yeniş bir kimlikle yoluna devam etmiştir. Bu kapsamda yapılan koruma yapıları ve ilaveleri, yönetim ve sanat yapılarının izlerini hisar içerisinde muhtelif yerlerde görmek ve gözlemlemek mümkündür. 

Kentin Osmanlı hakimiyetine geçtiği 1326 yılına değin daha çok şifalı sularıyla tanınan kent, yaşam merkezinin sur dışına taşınarak ticari anlamda oluşturulan yapılar ve çarşılarla birlikte artık bölge ve dünya ticaretinin önemli bir merkezi olma yolunda hızla ilerlemiştir. 

Gerek gezginlerin anlattıkları ve gerekse tarihi haritalardan edinilen bilgilerde Hisarda bir yönetim merkezinden ‘Bey Sarayından’ söz edilir. Tarihi kaynaklardan bazılarına göre Fetihten sonra yönetim merkezi olarak iç kalede mevcut yapılar yapılan ilavelerle birlikte kullanılmaya devam edildiği yönündedir.

Ancak daha da gerilere gidildiğinde Bu gün Devlet Hastahanesi’nin karşısında bulunan alanda geçmişi daha eskilere giden bir yönetim merkezinin olduğuna işaret edilmektedir. Ya da mevcut İç Kale ile birlikte kullanılan saray yapılarının olduğu yönünde yorumlar mevcuttur. Dolayısıyla ilk kurulan kent planında İç Kaleden başlayarak bu gün Yıldız Kahve olarak adlandırılan bölge tamamıyla bir yönetim ve ilave yapılarının alanı olarak  düşünülmektedir. 1850’li yıllara ait bir yağlı boya tabloda bu bölgede bir yapının varlığı dikkat çekmektedir.

Kale kent yapılarında güvenlik açısından dikkat çeken bir konu da, gizli kaçış tünelleri ve yaşam yaşam gelerileridir.

1930’lu yıllarda askeri bir krokide Bitinya saray alanı olarak tanımladığımız Devlet Hastahanesi’nin  arşısındaki bir alandan Yıldız Kahve’ye doğru gelen ve başta Zindan Kapı olmak üzere farklı bölgelere çatallanarak gelen oldukça geniş bir tünelin haritası çizilmiştir.

Çıkışlardan birisi Yıldız Kahvenin hemen alt kısmında günümüzde mevcut olup açılmasıyla ilgili çalışmalar devam etmektedir.

Bithinya saraya alanı olarak ifade edilen bölgede 1980’li yıllarda yapılan kazılarda galeriler kısmi olarak ortaya çıkartılmış, 1990’lı yıllarda Merhum Hocamız Halil İnalcık başkanlığında yapılan kazılarla üst kotta yapı kalıntıları ortaya çıkartılmıştır.

Sözlü anlatılar ve kulaktan kulağa gelen rivayetlerde Tophane Meydanı saat kulesinin yakın bir yerinden kuyu tünel girişli başka bir geçitten söz edilir. Bali Bey Han içerisinde ve yakındaki mağaramsı doğal yapıların bir dönem gizli geçiş tünel ağızları olduğu yönünde rivayet ve söylenceler mevcuttur.

Bu tünellerden en belirgin olanlardan bir tanesi yakın zamanda başlatılan Zindan Kapı restorasyonu çerçevesinde yapılan araştırma kazıları neticesinde çıkartılan tünellerdir. İç surlardan gelip Cilimboz deresinde kemerli bir girişle son bulan tüneller insan hareketinin oldukça rahat hareket edebileceği genişliktedir.

En kapsamlı ve etkileyici olanı ise Bithinya saray alanı alt kotunda yer alan galeri ve bir birlerine bağlayan tünel  geçişlerdir. İki büyük tonozlu mekan ve beş adet küçük tonozlu mekandan oluşan ve birbirlerine tünel geçişlerle  bağlanan galerilerin izler takip edildiğinde batıya doğru devam ettiği görülmektedir. Muhtemeldir ki bu galeriler  tünel geçişlerle bir yandan iç kale olarak adlandırdığımız Bey Sarayı alanına ve beraberinde Bali Bey tarafına  diğer taraftan Zindan Kapıya ve Yıldız Kahvenin altındaki kayalıların bulunduğu girişe bağlandığıdır.

Bütün bunlar başlatılan araştırma ve araştırma kazıları sonucu ortaya çıkartılacaktır.

Tüm bu bilgiler, bulgular, araştırmalar ve ortaya çıkartılan değerler Bursa’nın yalnızca yer üstüyle değil yer altı ile de oldukça önemli değerlere sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Halen gizemini koruyan ve merak konusu olmaya devam eden Prussa kale kentinin uzun süre kuşatmaya nasıl dayandığı, hayatını nasıl idame ettirdiği gibi buna benzer bir çok efsanevi hikaye belki de galerilerde ortaya çıkan ve Pınarbaşı’ndan geldiği belli olan su kanallarında ve bundan sonraki yapılacak araştırma kazılarında cevabını bulacaktır.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>