Bursa’da Tarihi Kimlik Mücadelesinde; Uzun Bir Yol Hikayesi


Aziz ELBAS

Bursa’ya dair eski fotoğraflara baktığınızda çoğu zaman derinliklere doğru dalıp gidersiniz. Külliyeler ve o ihtişamlı Selatin Camileri ile bütünleşmiş çevresine saygılı ve o derece mütevazi, kiremit çatılı kimi konaklar ve cumbalı evler dikkatinizi çekiverir. Bu fotoğraflar karşısında hayallere dalmaktan kendinizi alıkoyamazsınız.

Yeşil-Heykel arası attığınız sayısız huzur turlarını, Mahfel’de soluklanıp dost sohbetleriyle yudumladığınız sahlep, çay ve kahveleri, sokağınızın başında sizi karşılayan çeşmeyi, Arnavut kaldırımlı sokağınızdan
geçen yoğurtçuyu, hamamlarında temiz pak olup kaplıcalarında şifa bulmayı, Pınarbaşı’nda bayram sevincini, komşu annenin tadı damağınızda kalan peksimetlerini, mahallenin tozlu taşlı toprak sahasında kıyasıya mahalle maçlarını, Koza Han’da koza bayramını, evinizde itinayla bakılan ipek böceklerini, siz tebessümle karşılayan
çarşı esnafını, çırak ile ustası arasındaki karşılıklı sevgi ve saygıyı unutmak tabi ki mümkün değil.

Nüfusu merkezde 2 milyonu aşan bir şehirde gönüllerdeki şehri yeniden oluşturmak tabi ki hayal görmek olur. Ancak hayal ettiğiniz şehrin unutulan, unutturulan, ötelenen, ötekileştirilen, saklanan, ihmal edilen, imha edilen değerlerini hiç olmazsa geriye kalanlarını sadece koruma altına almakla yetinmeyip yeniden yaşamın bir parçası haline getirmeye gayret sarf edebilirsiniz.

1985 yılında Prof. Dr. Metin Sözen öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Tarih içinde Bursa’ sempozyumuyla o günün bilinci Bursa sevdalılarıyla birlikte dikkatler Bursa’ya çekilmeye çalışılır, zaman geçtikçe yok olup yitip giden tarihi değerler için bir nevi manifesto niteliğinde kurtarma talimatnamesi hazırlanır.

Bursa tarih boyunca hep ilklerin şehri olmuştur. 2000 yılında Bursa’da kurulan Türkiye Tarihi Kentler Birliği(TKB) bunların en önemlilerinden birisidir. Bursa’da başlatılan hareket tüm Anadolu’yu sarar.

2004 yılına gelindiğinde tam da bu mantık çerçevesinde başlatılan çalışmalarla Bursa’da ikinci zamanın startı verilmiştir.

‘Bursa Tarih ve Kültür Yolu Canlandırma Projesi’ adıyla geliştirilen proje ile kentte bütünselliğin ve sürekliliğin ön planda tutulduğu bir bakış benimsenmiş, en doğuda Yıldırım Külliyesi’nden başlayarak Murad Hüdavendigar Külliyesi’nde son bulan ve tarihi şehir merkezini külliye ve tarihi bölgelerden geçerek kat eden bir bütünlüktedir.

Çalışmalar diğer bir anlamıyla özgün kimlik mücadelesinin başlatılması açısından önemlidir.

Değerli hocamız Prof. Dr. Metin Sözen’in ‘Kale düşerse Kent düşer, Çarşı düşerse Kent biter, Mahalle biterse Kentte Hayat biter’ söylemini destekler nitelikteki başlatılan çalışmalarla, Bursa’da tarihi kimliğin yeniden ayağa kaldırılmasına öncelikle Bursa Kalesinden başlatılır. Şehirde yaşayanlar için dahi neredeyse algılanırlığı ortadan tamamen kaybolan kentin kalesinin ana kapısı niteliğindeki ‘Saltanat Kapısı’ndan başlanması, bir nevi Bursa’da ikinci zamana kapının aralanması olarak değerlendirmek gerek. Saltanat kapıyla başlayan restorasyon ve yeniden ayağa kaldırma çalışmaları diğer kapı ve sur duvarlarında devam ettirilir.(Osmangazi
caddesi, Fetih Kapı, Yer Kapı ve Surları)

Orhan Gazi tarafından fethedilen kaleden başlayıp yine Orhan Gazi tarafından ilk nüvesi oluşturulan tarihi çarşı ve çevresinde yoğunlaşan çalışmalar ile depo işleviyle kullanılan, bir kenara itilmiş hanlar, harabe olarak görülen ve bir an önce yıkılarak ortadan kaldırılması arzu edilen tarihi mekanlarımız bir bir ayağa kaldırılarak adeta kentin çeyiz sandığı yeniden görücüye çıkarılmaya başlanır.

Tuz Han ve Geyve Han gibi hanlar tarihi çarşı kimliği içerisinde kendi özgün kimliklerini işlevsel olarak yeniden kazanırken; Uzun Çarşı, Okçular Çarşısı, Tuz Pazarı Çarşısı, Havlucular (Ertaş) ve Kayıhan Çarşısında gerçekleştirilen düzenlemeler beraberinde geleneksel alışveriş konforunu Tarihi Çarşı’ya getirerek büyük alış veriş merkezleriyle rekabet güçlerini arttırma imkanı bulurlar.

Bununla birlikte tarihi mahalle dokuları içerinde yer alan Ördekli Hamamı, Gökdere Medresesi, Haraççıoğlu Medresesi, Seyyid Usul Tekkesi ve Karabaş-ı Veli Tekkesi gibi tarihi değerler harabe nitelemesinden
kurtarılıp birer yaşam merkezleri haline getirilmek suretiyle, Bursa’nın kültür, sanat, turizm ve sosyal yaşamına yeni bir soluk kazandırır.

Sümbüllü Bahçe konağı gibi Bursa silüetinde önemli yer edinen konaklar kadirşinaslık gösteren mülk sahibi hemşehrilerin (Prof. Dr. Ülkü ÖZALP) olumlu yaklaşımları sayesinde yok olmaktan kurtarılarak sosyal
yaşamın birer parçası haline getirilir.

Bu dönemde fiziki çalışmaların yanında somut olmayan yaşam kültürü değerlerinin araştırılarak, bu değerlerimizi tanıtma, hatırlatma ve elde edilen bilgi ve belgelerin kent belleğine kazandırmaya yönelik
çalışmalar; mahalle, köy ve çarşı bazında yapılan yayınlarla ortaya konularak bir nevi ‘Bursa kitaplığı’ oluşturulmaya başlanır.

2004 yılından itibaren kaydedilen bu ivme, 2009 yılından sonra hiç eksilmeden Büyükşehir eliyle daha bir ivme kazandırılarak devam ettirilir. Çalışmalar kent merkezli bakış açısından Büyükşehir Belediye sınırlarını
aşan bir bakış açısıyla il bütününe yönelik koruma ve ayağa kaldırma stratejisiyle sürdürülür.

Bu dönemde Bursa Kalesinde başlatılan çalışmalara ara vermeden devam ettirilir, surları ve kapıları çepeçevre saran, sonradan yapılan eklentiler kamulaştırılmak suretiyle arındırılarak, kentin özgün silüetine kavuşmasına yönelik büyük gayret gösterilir. (Yer Kapı Yokuş Caddesi, Tahtakale kapısı, Doğu Surları bir bölümü vb)

Tarihi Bursa Çarşısı’nın bir yandan Unesco bazında dünya miras listesine girmesi için çalışmaların startı verilir, diğer yandan, başta tarihi hanlarımız ve çarşılarımızın Restorasyon ve çevre düzenlemelerinin gerçekleştirilmesi proje ve uygulama çalışmaları sürdürülür. (İpek Han, Emir Han, Kütahya Han, Eskişehir ve Tahtakale Han’ı, Gelincik, Sipahi, İvaz Paşa, Yorgancılar ve Gelinlikçiler çarşıları)

Bursamız’ın gözbebeği Ulucami ise yapılan çevre düzenlemesi ve özgün şadırvanlarıyla ziyaretçilerine daha iyi hizmet verebilmesi sağlanıp, Kayıhan’da bir ur gibi duran tekel binalarının yıkılmasıyla çarşı bölgesine
önemli bir meydan kazandırılır. Cumhuriyet Caddesi’nde yayalaştırma konsepti dahilinde gerçekleştirilen cephe ve zemin düzenlemeleriyle birlikte sefere başlayan nostaljik tramvayla bölgeye ayrı bir renk ve heyecan kazandırılır.

Atıl durumda bulunan tarihi mahalle hamam yapılarının yeniden hayatın içine katılarak yaşam merkezlerine dönüştürülmesi için azami çaba sarf edilir. Bu kapsamda birçok tarihi değerimiz mülkiyeti her ne olursa olsun uygulanan farklı formüllerle yaşamın içerisine yeniden katılır.

Kayıhan Hamamı, Mahkeme Hamamı, Cık Cık Hamamı, İncirli Hamamı, Muallimzade Hamamı, Hamamlıkızık Hamamı vb)

Bir tarihi kentte mahalle dokularının en önemli unsurlarından birisi olan mahalle mescidlerin kimileri ev olarak kullanılmaktan, kimileri geriye kalan dört duvarından ya da temellerinden yeniden ayağa kaldırılmış,
kimi yok olmaya yüz tutmuş mescidler ise yapılan restorasyonlarla cemaatlerine kavuşturulur. (Çukur Mescid, Yaylacık Mescidi, Fazlullah Paşa Mescidi vb). Bazı cami mescidler ise kendilerini saran ve sonradan eklenen yapılardan arındırılarak çevre düzenlemeleriyle birlikte rahat bir nefes aldırılır. (Tatarlar Camii, Tekke-i Cedid
Camii, Namazgah, Şehadet Camii vb)

Kenti ayakta tutan bir başka önemli unsur ise şehrin manevi odaklarıdır. İnanç Turizmi ise Bursa turizm potansiyelinin önemli bir oranını oluşturur. İnanç turizmi kapsamında manevi odaklarımız ise en çok ziyaret edilen mekanlar arasında ilk sıralarda yer alır.

Bu düşünce ile başta Sultan Külliyeleri ve türbelerin manevi sorumluluklarını omuzlarda hissetmekle kalmayıp, yaklaşık iki yıl boyunca bürokrasiyle verilen mücadele sonucunda yetki ve sorumluluk resmi olarak
Büyükşehir Belediyesi uhdesine alınır.

Bununla birlikte hiç vakit kaybedilmeden öncelikle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Sabrın Acı Meyvesi’ olarak nitelendirip özetleyiverdiği Muradiye Külliyesi’nin bütünüyle restore edilip düzenlenmesi başta olmak
üzere, tüm Sultan külliyelerinde düzenlemeler başlatılır. Yıldırım Külliyesi’nin 150 yıldan bu yana yıkık duran cami minareleri de bu kapsamda özgün olarak yeniden ayağa kaldırılır.

Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerinin yer aldığı Tophane Meydanı ise bir imparatorluk kurucusuna yaraşır şekilde yeniden düzenlenmesi için çalışmalar başlatılır. Bu önemli emanetlerin yalnızca bakım ve onarım değil başta temizlik ve güvenlik olmak üzere gelen ziyaretçilerin ihtiyaçlarına yönelikte faaliyetler ve düzenlemeler
yapılır.

Yine manevi odaklarımızdan Üftade Tekke ve Camii (eşyalarıyla birlikte) restore edilip, Üç Kuzular, Molla Fenari gibi merkezlerde çalışmalar başlatılır.

Bursa’da gün geçtikçe, bir bir yok olan sivil mimari örneği Bursa evlerinin gerek kamulaştırarak gerekse destek verilerek işlevsel olarak yaşatılması için çaba sarf edilir.

Bursa tarihi kent merkezinde belki de her gün önünden iç burkarak geçtiğimiz kırık taşlarıyla hazire alanları mezarların onarım ve düzenlemesi kapsamında şehrimizin tapuları niteliğindeki 93 adet hazirenin düzenleme çalışmaları başlatılarak önemli mesafeler kaydedilir.(Umur Bey Camii Haziresi, Zeyniler haziresi, Üftade Haziresi, Hasan Can Mezarı, Aşık Yunus Haziresi vb) İl bütününde tüm şehitliklerin düzenlemesi için çalışmalar başlatılır.(Aksu Şehitliği, Akçağlayan Şehitliği vb) Bununla da yetinilmeyip hem tarihi hazireler hem de şehitlikler kitaplaştırılır.

Tarihi miras çalışmaları yalnızca kent merkeziyle sınırlandırılmayarak Gemlik’te Paşa Konağı, Gürsu’da Su Değirmeni, Mudanya’da Zeytin Hali, Kestel’de Kale gibi birçok proje çalışmaların merkezden ilçelere oradan da köylere yaygınlaştırılmasının bir gereği olarak hayata geçirilir.

Bursa ile özdeşleşen su kültürünün yeniden canlandırılması adına Buski ile birlikte yürütülen çalışma çerçevesinde, şehrin her bir köşesine özgün çeşmeler konulmaya başlanıp, tarihi nitelikte olanların restorasyonları gerçekleştirilmeye başlanır.

Somut olmayan kültürel miras olarak adlandırılan yaşam kültürümüzün araştırılması, tanıtılması ve yaşatılması adına yapılan çalışmalar kurulan Bursa Araştırmaları Merkezi bünyesindeki uzmanlar,
gönüllüler ve Üniversitelerle yapılan işbirlikleriyle mahallelerden köylere değin yaygın hale getirilip sürdürülebilinir bir proje haline getirilir.

2014 yılından itibaren Bursa için yeni bir sürece girilir, ilgili kanunda yapılan değişiklikler neticesinde bütünşehir uygulamasına geçilir. Büyükşehir sınırlarının il sınırlarına taşındığı yeni süreçte çalışmaları
17 ilçe bütününde yaygınlaştırma gayreti içerisine girilir. Aslında yapılan değişiklikle daha öncesinde zaten yapılmaya gayret edilen merkezden kırsala çalışmalara daha yasal bir zemin kazandırılmış olur.

Sürdürülen çalışmalar neticesinde 2014 yılı haziranında başta Tarihi Çarşı bölgesi olmak üzere Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık Köyü ile birlikte 7 ayrı bölgesiyle Unesco tarafından ‘Dünya Mirası’ olarak ilan edilir.

Merkezde yoğunlaşan çalışmalarla kentin özgün kimliğine tarihi çarşısından kalesine değin adeta yeniden ayağa kalkan kadim şehir kimliğine, atıl durumdaki bir çok tarihi yapı restorasyon sonrası yeni işlevleriyle
adeta taze kan olurlar.(Reyhan Paşa Hamamı, İbrahim Paşa Hamamı, Çandarlı Hamamı, Hasan Bey Hamamı, Tahir Ağa Hamamı, Ali Paşa Konağı, Yalı Konak vb)

Yangın afetine maruz kalan Yorgancılar Çarşısı ve İnegöl Cafer Paşa hanında başlatılan hummalı çalışmalarla esnaf mağdur edilmemiştir.

‘Merkezden kırsala tarihi ve kültürel değerler yeniden ayağa kalkıyor’ sloganıyla 17 ilçe bağlamında neredeyse tüm ilçe merkezi ve köylerde ortaya konulan projelerle bu yeni süreç en iyi şekilde değerlendirilmeye
gayret edilir. Manevi odak noktalarından anıtsal yapılara, köy konaklarından köy camilerine, çeşmelerden kilise yapılarına değin her bir değerin yeniden ayağa kaldırılması için adeta seferberlik ilan edilir.
(Yenişehir Sinan Paşa Külliyesi, Keles Yakup Bey Hamamı, İznik Surları ve Kapıları, Kemaliye camii, Belenören köy konağı, Uluabat Camii, Sırıl Köyü Kurtçu Mehmed Efendi Türbesi, Barçın Köyü Piri Mehmet
Türbesi, Kurşunlu Kilisesi vb)

Kültür Bakanlığı’yla yapılan iki protokol çerçevesinde İznik bağlamında İznik Gölü Bazelikası, Çini Fırınları ve Antik Tiyatro kazılarına müdahil olunarak çalışmaların daha hızlı ve sorunsuz yürütülmesi sağlanır. Diğer protokol çerçevesinde ise il bazında yürütülen birçok arkeolojik çalışmaya destek verilir ve bu destek devam
ettirilir.

Tarihi ve Kültürel Miras çalışmalarında bütünsellik ilkesi çerçevesinde restorasyon uygulama çalışmalarının yanında kentlerin hafızaları niteliğindeki müzelerin oluşturulması için büyük çaba sarf ettirilir. (Enerji Müzesi, Göç Müzesi, Vakıf Kültürü Müzesi, Tophane Sanayi Mektebi Müzesi, Cumalıkızık Müzesi vb) Bu öncü kimlik
yalnız tarihi miras çalışmalarında değil müze çalışmaları konusunda da Anadolu’da birçok kentte yapılan müze çalışmalarına destek olunur.

Başka diğer önemli konu ise somut olmayan kültür değerleri, diğer deyişle yaşam kültürümüzle ilgili kırsalda yapılan alan çalışmalarıdır. Bu kapsamda gidilen yaklaşık 300 civarındaki köyde yapılan araştırma çalışmalarının bir bölümü kitaplaştırılarak Bursa kitaplığı bünyesine kazandırılır. Diğer bölümüyle ilgili çalışmaların sonlandırılması için ise süreç devam ettirilir. Bursa Araştırmaları Merkezi’nce yürütülen
somut olmayan kültürel miras çalışmaları çerçevesinde Bursa kitaplığına dolayısıyla kent hafızasına 300 civarında yayın kazandırılmış olur.

Şehirler sahip oldukları tarihi ve kültürel değerleriyle birlikte yaşadıkları ve bu değerleri yaşattıkları müddetçe dünya üzerinde kalıcı olmuşlardır. Bu özellikle Kadim Şehir olarak tarif ettiğimiz kentlerin en önemli özelliklerinden ve en başta geleni olarak öne çıkar.

Bunun yanında günümüzde dünya üzerinde varlığını sürdüren birçok tarihi nitelikteki kent bu özelliklerini korudukları ve yaşattıkları içindir ki turizm potansiyelleri ve buradan elde ettikleri gelirler üst seviyededir.
Hedef yalnızca turizm potansiyeli değil, türlü nedenlerden dolayı yok olmakla karşı karşıya getirilen kent kimliğini yeniden yeşertmektir ki bu uğurda sarf edilen çaba ve gidilen yol doğrudur…

Dolayısıyla Kadim Şehir Bursa’nın hedefine emin adımlarla her geçen gün daha bir yaklaşmakta olduğu aşikardır.

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>