Bursa’nın Asırlık Oyunu Can Buldu


İsmail K. KEMANKAŞ

Tarihin derinliklerine inmek ve özellikle, SİT alanları ile müzeleri gezmek ülkemizde pek de yaygın bir alışkanlık değil. Buna karşın konu futbol olunca durum biraz değişiyor. 5 Aralık 2016 günü Bursa Kent Müzesi’nde açılan bir sergi, Bursa futbolunun geçmişten günümüze öyküsünü geniş biçimde gözler önüne sererken, kent ve futbol sevdalılarını da bir araya getirdi.

Küçük bir ipucu bilinmeyenlerin üzerine ışık tuttu. Futbol üzerine yazılmış bir kitapta Bursa’nın futboldaki sırrının ortadan kalktığını gördüm ve çok heyecanlandım. Ardından elimdeki bilgileri derleyerek bunu
bir kitaba dönüştürmeye karar verdim ve çalışmaya başladım. Bilgiler giderek kartopu gibi büyüdü, gelişti ve genişledi.

Buna karşın yine tarihsel boşluklar vardı. Bir anda, gün ışığına çıkan gelişmeleri sergi biçimde sunma fikri doğdu kafamda…

Açıldığı günden beri, kent gönüllüsü olarak katkı sunmaya çalıştığım Bursa Kent Müzesi kapısından bu kez talepkâr bir tavırla içeri girdim.

Müze koordinatörü Ahmet Erdönmez’e konuyu ilettim ve saniyeler içinde “hemen hazırla” komutunu aldım.

Sonrası malum; 5 Aralık Pazartesi günü yeni bilgilerle bezenmiş ve Bursa Futbolu’nu 1912’ye kadar geri götüren sergi görücüye çıktı.

Açılış saatine dakikalar kala, aniden dolan salonu izleyip, katılımcı dostları süzerken aklıma o müthiş soru düştü… Futbol bir eğlence miydi, yoksa kültürel bir olay mı? Günümüzde çok daha ileriye giderek sektöre mi dönüşmüştü?

Belki de hiçbiri değildi. Uluslararası alanda sektörel kimliğine bürünen profesyonel futbolu bir kenara koyarsak, mahallede, okulda, işyerinde kolayca oynanan eğlenceli, heyecanlı ve yarışması bol bir oyundur diye kendimce bir tanım getirdim.

Başka bir tanımı olabilir mi diye düşünürken, bir anda katılımcılara hitap için kendimi mikrofonların önünde buldum.

Planladığımın dışında, aşırı heyecanlı bir konuşma yaptım. Zaten izleyiciler için bu pek de önemli değildi. Çünkü fotoğrafların diliyle Bursa Futbolu’nun 105 yıllık öyküsünü bir an önce görmek ve öğrenmek istiyorlardı.

Bursaspor Başkanı Ali Ay, görevindeki ilk günün heyecanı ile içten sözlerle konuşmasını süsledi. “Bursaspor varken neden başka kulüplere gönül verirler. İşte her şey ortada” minvalindeki cümlesi dikkat çekiciydi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ile böylesi törenlerdeki birlikteliğimiz ilk değildi. Daha önce iki kez Bursa’daki futbol ve diğer spor branşları için iki kitap ortaya koymuştuk Başkan Altepe’nin önerisiyle…

Anladığım kadarıyla, futbol konulu toplantılar kendisini hem mutlu ediyor, hem de rahatlatıyordu. Serginin en ilginç bölümünün önemini fark ederek, 1912-1951 dönemini çok iyi inceledi. 1951’den sonra gelen Türkiye şampiyonlukları önünde de, o dönemin az sayıdaki sporcusu ile anı fotoğrafında buluştu.

Açılış öncesi, kafamda oluşan “futbol aslında nedir?” sorusunu yanıtlıyordu bu davranışları sanki… Futbol yine asla futbol değildi… Anılardı, vefa duygusuydu, yarışmaydı, bireyin mahallesine, yaşadığı kentine ve ülkesine duyduğu sevgiyi net biçimde ortaya çıkaran bir şölendi. Bu kanıya vardıktan sonra bilgilendirme faslını daha
bir heyecan, daha bir gururla gerçekleştirmeye çalıştım…

OKULLARDA BAŞLADI, YURTLARDA GELİŞTİ

Sergi konuklarının ilk ilgisini çeken 1913 yılında Bursa Sultanisi’nin nasıl Bursa şampiyonu olduğuydu. Kaç maç yapmıştı, kimleri yenmişti, ödül neydi?

Ne yazık ki edindiğim bilgiler arasında bunlar yoktu. 1914 yılının birincisi Muallim Mektebi için söylenecekler de bu kadardı.

Fotoğraf sergisinde nedense, objeler, döneme ait yayınlar fazla ilgi çekmiyor. 1924 yılında İdman Cemiyetleri İttifakı tarafından tescil olan Bursa İdmanyurdu Kulübü’nün tüzüğünü içeren bir kitabı da standa koydum ama pek de fark eden olmadı. Buna karşın, takım fotoğraflarının birinin altında, İdman Cemiyetleri İttifakı
Bursa Merkez Mıntıkası’nın 1924 yılında, renklerinin yeşil-beyaz olarak belirlendiğini göstermem oldukça ilgiyle karşılandı.

Başkanlar Altepe ve Ay ile 80 yaşını geçmiş eski futbolcularla ve keyifle fotoğraflar arasında gezerken, Türkiye’de ilk kadın başkanın İnegöl İdmanyurdu Kulübü’nde seçildiğini gördüler ve gurur duydular. Hele hele, 1 Ekim 1925 günü Gazi Mustafa Kemal’in Bursa’da, Muhafızgücü ile Bursalı oyunculardan kurulan karma takımın Fenerbahçe ile yaptığı maçı izlediğini kaynağıyla öğrenince neredeyse tüm katılımcılar duygulandı. 1933 yılındaki Sanatkârlar- Işıklar Askeri Lisesi maçının yarıda kalışı ve askeri takımın bir daha liglere alınmayışını hayretle karşıladı izleyiciler. Ama onları güldüren, Işıklar Bandosu’nun, maçtan sonraki günde, Sanatkârlar Kulübü önünde resm-i geçit yapması da tebessümle karşılandı.

Günümüzde devreden çıkarılan Atatürk Stadyumu’nun ilk yerinin daha kuzeyde, isminin Gazi, resmi açılışının da 3 Haziran 1932 olduğunu fotoğraflarla öğrenen sergi konukları derin bir düşünceye daldı.

Aslında, fotoğraf kareleri ile çok önemli bir dönemi anlatmanın ne denli zor olduğunu bu tür etkinlikleri hazırlayanlar bilir. Her bilgiyi, fotoğrafı olmadan veremiyorsunuz, ama topluma sunmak da istiyorsunuz. Bu
nedenle yazı alanları büyüyor ve estetikten uzaklaşıyorsunuz.

Yine de Bursa futbolu hakkında bilinmeyenleri anlatmakta kararlıydım.

Örneğin, ilk adı Gazi, Soyadı Kanunun sonrası Atatürk olan stadyumun daha güneyinde yeni bir girişiminin mükemmel bir fotoğrafını sergiledik. Yıl 1938’di ve Bursa Mıntıka Başkanı İhsan Celal Antel’di. İtalyan Mimar Viyenti Viyola’ya bir spor kompleksi yaptırmak istiyordu. Çalışmalar başladı ve kalelerin yönü doğu-batı
istikametinde olan bir saha ortaya çıktı.

Planlamada atletizm pisti ile binicilik maneji de vardı. Bayram törenleri ve atletizm yarışlarına ait fotoğraflar bu girişimi çok güzel yansıtıyordu. Yaklaşan 2. Dünya Savaşı, tahsisat sıkıntısı bu girişimi sonuçsuz bırakmıştı.

Fotoğraflar sadece futbolu değil, Bursa’da diğer branşların da başarıyla gerçekleştiğini ortaya koymuştu.

..Ve yıl 1945. Vali Haşim İşcan yeni bir stadyum için hareket geçiyor ve 1948’de yeni tesisi bitiriyor. Yani Atatürk Stadyumu’nu… Sadece kapalı tribünü olan ve çevre duvarları ile görkemli bir duruş sergileyen
Atatürk Stadyumu, serginin önemli bir bölümünü oluşturdu.

BURSA’NIN TÜRKİYE ŞAMPİYONLARI

1951 yılında, mahalli profesyonel ligler ihdas edildikten hemen sonra, Merinos iki kez üçüncü, bir kez de Türkiye ikincisi olmuştu. Fotoğraf karelerinde o günün mutluluklarını görmek mümkündü. 1955 yılında Acar İdmanyurdu Türkiye Şampiyonu unvanını ilk kez Bursa’ya getirmişti. Bu güne değin yayımlanmamış bazı fotoğraflarla o mutlu günü de sergide yansıttık. Acar İdmanyurdu’nun başarısını 1959 yılında Güvenspor tekrarlıyordu. Siyah beyaz kareler sergi konuklarını bir kez daha mutlu etmişti.

Sonrası malum…

Yıl 1963 ve sahnede artık Bursaspor vardı. Kuruluş süreci, Bursaspor’u oluşturan 5 takım ve ilk maçın öyküsü ile başlayan bu bölümü, yeşil beyazlı kulübün 2. Lig’deki şampiyonluğu, ilk Türkiye Kupası finalistliği
ile başarılı Avrupa macerası izliyordu. İntertoto Kupası maçlarındaki başarı, Bursaspor’u Türkiye’nin takımı yaptığı o yıllar da birkaç kare fotoğrafla anlatıldı. Orta kuşak futbol sevdalıları bu bölümü adeta izlemedi, yaşadılar.

O anları Federasyon Kupası’nın kazanıldığı kareler ve ardından gelen Bursaspor Amatör Takımı’nın mucizesinin fotoğrafları takip etti.

2. Lig’e düştükten sonra yaşanan keder, iki yıl içinde yeniden başarı ve sevince dönüşmüştü. O yıllardaki anılar da fotoğraflarla tazelendi.

Sonra mı?

Koskoca bir duvar ve 16 Mayıs Futbol Devrimi…

Bu bölümü tek bir başlıkla anlatmak istedim:

“Anlatılmaz Yaşanır.”

2010 yılındaki inanılmaz şampiyonluk, Türkiye’deki diğer takımlar için umut ışığı yakmıştı. Bursa, yıllar sonra futboldaki başkentliğini de ilan etmişti. Sevinç gözyaşları, şaşkınlık, mutluluk ve gurur fotoğraflarla ölümsüzleşmişti.

Fotoğraf kareleri bunları anlatırken, Bursa’nın futboldaki en önemli başarılarını simgeleyen kupalar, flamalar ve formalar da sergideki yerini almıştı. Onlar da büyük ilgi gördü. A Milli Takım’da kaptanlık yapma
onuruna erişen Sedat Özden’in giydiği, son yılların Bursasporlu yıldız Harun’un 2016 Avrupa Şampiyonası’nı yaşadığı formalar da serginin değerli köşesini oluşturdu.

Son duvar ve objeler izlendikten sonra, sıra anılara gelmişti. Uzun süre birbirini görmeyen eski dostlar, derin bir sohbete dalmış, anılarını tazeliyordu.

Ne yazık ki, filmin sonu gelmişti ve bir süre sonra dağıldılar.

Bursa Futbolu 105 Yaşında sergisini elinizdeki dergiden öğrenmek ve izlemek durumundaysanız, size de bir cümlem var:

Bu sergi anlatılmaz, ancak yaşanır. Sergi; Şubat ayı sonuna kadar Kent Müzesi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>