Bursa’nın Kanatlı Cevherleri


Alper TÜYDEŞ / Sabri PALA

Hep güzeli görmek ister göz. Arar durur… Bazen bir renkte bulur güzelliği, bazen bir seste, bir gülüşte, bir
şehirde, kimi zaman da başka bir çift gözde. “Yüksek bir dağa çıkma güçlüğünden kaçınırsanız, güzellikleri tam
olarak göremezsiniz” der, William Shakespeare.
Aramadan, yorulmadan, sabretmeden
görünmez çoğu zaman. Çamura batar, üşür, emek sarf edersiniz, sonra dikenli bir çalının ardından
belirir. Gördüğünüz güzellik her şeye bedeldir ve onu herkese göstermek istersiniz. Her gün
tarihini, kültürünü soluduğunuz şehri çepeçevre kuşatmış, kanatlı cevherlerle buluşursu- nuz. Bu
ulu şehrin kuş gözlemcileri bizle- rin; ellerimizdeki fotoğraf makineleriyle Bursa’nın dağlarını,
ormanlarını, göllerini, çalılıklarını ve sazlıklarını arşınlamamız, işte hep bu yüzdendir.
İşin zorluğundan bahsedip de heves ka-
çırmaya hiç gerek yok. Zaten hiç birimi- zin zorluktan dem vurduğu da yok. İşleri güçleri bitirip,
kendimizi bir an önce ara- ziye atma derdindeyiz. Arazi dediğimiz de bu işin jargonu biraz. “Arazi
yapmak” yani kendini doğaya atmak. Tek derdimiz kuş- lar değil elbette; doğanın kendi seyrindeki
akışına tanık olmak ve gerçekte nereye ait olduğumuzu hatırlamak, doğadaki her canlı türünü
gözlemlemek ve göstere- bilmek, hissettiklerimizi başkalarına da hissettirebilmek…
Türkiye’de doğaya adım attığınızda kuşlar, şimdiye kadar kayıtlara geçmiş 474 tür ile en çok

karşılaşabileceğiniz canlılardandır. Peki, şehrimiz bu anlamda nasıl bir konumda? Bursa, bu zamana
kadar kaydedilmiş 300’e yakın kuş türüne ev sahipliği yapan bir şehir. Bu sayının
düzenli bir envanter çalışması sonucunda art- ması oldukça muhtemel. Kuş gözlemcilerinin çok olması
önemli ancak şehrin konumu da önemli olan bir diğer etken. Özellikle İstanbul, Samsun ve Hatay göç
yolları üzerinde olması sebebiyle, kuş gözlemcilerinin rüya şehirleri-
nin başında gelmekte Bursa. Yüksek ve engin dağları, geniş ve derin ormanları, önemli gölle- ri,
sulak alanları, verimli tarım arazileri, meyve bahçeleri ve bozkırları ile şehrimiz, farklı doğal
yapılara ihtiyaç duyan kuş türlerine ev sahip- liği yapmakta.

Kuşçular için Bursa demek aslında su-kıyı kuşları, ağaçkakanlar ve gece yırtıcıları (Baykuşlar)

şehri demektir. Önemli sulak alanları her yıl binlerce kuş türüne barınma imkanı sağlamakla
birlikte, Türkiye’de gö- rülen 10 farklı baykuş türünden olan çizgili ishakkuşu ve balık baykuşu
haricindeki diğer 8 baykuş türünü bünyesinde barındıran bir şehirdir. Bu yönden kuş gözlemcilerinin
gözünde eşsizdir Bursa. Birçok yerde görülmesi mümkün olmayan ve zaten gece aktif oldukları için
zor görü- len baykuşlar Bursa’da oldukça cüretkar pozlar vererek kuşçuların adeta iştahını
kabartmaktadır.

 

Bursa’da yer alan baykuş türlerini sıra- layacak olursak; kukumav, ishakkuşu, alaca baykuş, peçeli

baykuş, kulaklı orman baykuşu, kır baykuşu, puhu ve Türkiye’de ilk defa 27 Temmuz 2010’da Emin
Yoğurt- çuoğlu tarafından Uludağ’da kaydedilen “paçalı baykuş”tur.
Türkiye’nin en yeni türlerinden olan ve ilk kez Bursa’da kaydedilen “paçalı baykuş” daha sonra
Bolu’da da gözlemlenmiştir.
Ancak kuş fotoğrafçıları için bu kuşun vazgeçilmez adresi beyaz cennet Ulu- dağ’dır.

Bursa sınırları içerisinde yer alan Karacabey Dalyan Gölü, Arapçiftliği Gölü, İznik Gölü, Ulu- abat

Gölü ve komşu il sınırları içerisinde olma- sına rağmen bize oldukça yakın olan Manyas Kuş Gölü’nün
aynı bölgede yer alması, Bursa’yı su kuşları için de ayrı bir noktaya taşımakta. Ördek ve kaz
çeşitlerinin yanı sıra balıkçıllar,
kıyı kuşları, kum kuşları ve Marmara Denizi sahillerinde yer alan deniz kuşları ile Bursa, kuş
gözlemcilerine farklı dönemlerde farklı türleri görüntüleme imkânı sunmakta.
İlk olarak sularımızdaki canlılardan, ördekler- den bahsetmek gerekirse Pasbaş Patka, Kara- baş
Patka, Sütlabi, Çamurcun, Dikkuyruk, Suna,
Altıngöz, Tarakdiş gibi ördekleri çetin geçen kış aylarında görmek mümkün. Diğerlerinin aksi- ne
Pasbaş Patka yaz ayları içerisinde Bursa’da pek çok sulak alanda ürediği için dünya ko- ruma
listesinde nadir sayılırken, dört mevsim Bursa’da görülebilmekte.

Kuğuların üreme alanlarının Türkiye’de bir elin parmaklarını geçmediği düşünüldüğünde Bursa,

Karacabey Dalyan Gülü ve Uluabat Gölü
ile bu kuşlar için önemli bir üreme bölgesi. Yine kış aylarında Sibirya Kazı başta olmak üzere
çeşitli kazların şehrimize geldiği bilinmekte ama çetin kış şartları nedeniyle belgeleme ko-
nusunda yetersiz kalınmakta.

Su kuşlarında bir diğer önemli familya olan karabataklar için de Bursa ayrı bir cennet. Tür-

kiye’de görülen 3 karabatak türünü Bursa’da dört mevsim görmek mümkün. Özellikle Küçük Karabatak ve
Tepeli Karabatak nadir görülen ancak Bursa’da üreyen ve yerleşik yaşayan türlerimizden.
Karabatakların ardından onların çok yakın arkadaşları olan ve neredeyse bir- likte avlandıkları
Pelikanlar yönünden de ol- dukça zengin olan şehrimizde, Tepeli Pelikanlar
ile Ak Pelikanlar da yılın büyük bir bölümünde gözlemleyebilmek mümkün.
Burada önemli bir ayrıntıyı belirtmekte fayda var. Bursa’nın adeta kuş bahçesi sayılan Ka- racabey
semaları her yıl nisan ayının ilk iki haftasında binlerce bireyden oluşan büyük Ak Pelikan göçüne
şahit olur. Kanat açıklıkları 3 metreyi bulan, boyları 2 metreye yaklaşabilen ve ağırlıkları
ortalama 7 kilo olan bu kuşların,
aynı anda binlercesini havada görmek adeta görsel bir şölen yaratır. Bu manzara her yıl Karacabey
sınırları içerisinden, hatta ilçe mer- kezinden bile izlenebilmekte. Eğer günümüzde bu kuşların
ülkemizdeki üreme alanlarını tehdit etmiyor olsaydık, belki de bu kuşlar ülkemiz sınırları
içerisinde sıkça üreyen ve dört mevsim ülke sularında görülen türlerden olacaklardı.

Bursa’da gerçekleştirilen gözlemler ve arazi çalışmaları, zaman zaman bilimsel çalışmaların da bir

parçası olmakta. 2013’te Alper Tüydeş tarafından, 2014 yılında ise Sabri Pala tara- fından
kaydedilen halkalı (numaralandırılmış) tepeli pelikanlar önemli bir araştırmaya da katkı
sağladılar. İlk olarak 2013 Ekim’inde Karacabey Dalyan Gölü’nde kaydedilen p717 ve p718 ayak
numaralı halkalanmış tepeli pelikan, Ege Üniversitesi’nde bu kuşlar üzerine halka- lama çalışması
gerçekleştiren Orhan Gül tara- fından onaylanmış ve henüz 5 ay önce yuvada uçamayacak bir yavru
halindeyken takıldığı belirlenmişti. 2014 yılında ise kaydedilen
x021 ve x022 ayak numaralı pelikan da 2014 Mayıs’ında yine yavruyken çalışmayı yürüten Orhan Gül
tarafından tespit edilmişti. Böyle- likle pelikanların üreme sonrası izledikleri yol, bulundukları
bölge ve dönemsel hareketleri hakkında önemli ipuçlarını açığa çıkartılmış ve bilimsel çalışmanın
bir parçası olarak belge- lenmiş oldu.

Elbette Bursa’nın su kuşları bu kadarla sınırlı değil. Yerleşik türlerden olan ve tatlı pembe

renkleriyle görenleri büyüleyen Flamingolar, kıpkırmızı renkleriyle uzaklardan fark edilen Angıt
Ördekleri de yüzlerce bireyi bulan sü- rüleriyle Bursa’nın sularını renklendirmekte ve bu tür
kuşlara Bursa sınırları içerisinde her geçen gün yeni türler eklenmekte.
Bursa’daki sulak alanların bu verimliliği hem kuşlar hem de biz kuş gözlemcileri açısından eşsiz
bir çekiciliğe sahiptir ve çoğu zaman etkileyici sonuçlar verir.

 

Günden güne kuşlara olan ilginin ve gözlemcilerin art- ması, Bursa’ya yeni türler katmaya devam

ediyor. Şa- nına yakışan yeşil ormanları içerisinde de nadir ve gizemli türlerin şehri burası.
Yeşil ve sık ormanlarının içerisindeki kanatlı uygarlı- ğın öncelikli türleri arasında ağaçkakanlar
yer alıyor. Öyle ki; Türkiye’deki 9 ağaçkakan türünün tamamına ev sa- hipliği yapan Bursa, bu sivri
ve güçlü gagalı türleriyle kuş gözlemcilerine tek bir böl- gede birden fazla ağaçkakan türünü
gözlemleme imkanı sunuyor. Özellikle nadirat- lardan olan Kara Ağaçkakan ve Ak Sırtlı Ağaçkakan,
kuş gözlemcilerinin başlıca he- deflerindendir.

Bursa’da Kara Ağaçkakan’a Uludağ’ın yaşlı ve yüksek ağaçlarının bulunduğu bölgelerde
rastlanırken, Ak Sırtlı Ağaçkakan’ı Türkiye’de tespit edildiği 2-3 alandan birisi olan Karaca- bey
Longozu’nda görmek mümkündür. Yaşlı ağaçların kabuklarında sert ve sivri gagala- rıyla açtıkları
oyuklardan içeri, bukalemun gibi uzayabilen ve yapışkan dillerini sokarak, kurtçukları yakalar ve
böylelikle hem ağaçları parazitlerinden kurtarır hem de yaşamını sürdürebilmek için ihtiyacı olan
besinleri
sağlamış olur. Ayrıca ormanda yaşlı ağaçlarda yuva amaçlı açtıkları oyuklar daha sonra pek çok
baykuş, küçük ötücü kuşlar ve hatta me- meli hayvanlar için hazır yuva olma özelliği taşımaktadır.
Sadece Kara Ağaçkakan ve Ak Sırtlı Ağaçkakan için bile Bursa’ya her yıl on- larca kuş fotoğrafçısı
gelmekte ve bu kuşları doğal habitatlarında seyretmektedir.
Bunların yanında Türkiye’nin en küçük kuşu olan çalıkuşu, 8 cm’lik boyu ve 7 gramlık ağır-
lığı ile kuşçuların sevimli ve Bursa’da göz- lemleyebildikleri türlerindendir. Çalıkuşunun yakın ve
nadir görülen akrabası sürmeli çalıkuşu da Uludağ Milli Parkı’nda bulunan bir diğer türümüzdür.
Çalıkuşlarını, enteresan ve güçlü gagasıyla çam kozalaklarını açan Çaprazgaga takip eder. Yine
Uludağ’ın keskin renklere sahip kuşlarından Çütre ile Kara İskete de birçok kuş gözlemcisinin
heyecan duyduğu canlılar arasındadır.

Tür listesi bu şekilde uzar gider. Hepsinden bahsetmek ise mümkün değil. Her biri diğerinden güzel renklere, ilginç davranışlara ve
enteresan hikayelere sahipler. Aslında hayatımızın her ala- nında var olan bu kuşlar, gizli olmayan
dünyalarına tüm insanları bekliyorlar. Yapmanız gereken kuşlara dikkatli bakmak sadece. Onları
dürbün, fotoğraf makinesi gibi ekipmanlarla yakından izleyebilirsiniz. Eğer kamuflaj yeteneği- nize
güveniyorsanız bunlara gerek bile kalmayabilir. Bunun yanında balkon ve bahçelerinizde küçük ve
basit yöntem- lerle yemlikler yaparak bu kuşları yakınınıza çekebilir ve renkli dünyalarını
seyredebilirsiniz.
Biz dilimiz döndüğünce sizlere biraz kuşların dünyasını anlatmaya ve Okan Yavuz, Ömer Faruk Ahu,
Kadir Dabak, Murat Demirtaş, Cansu Özcan, Murat Soydaş, Ali Rıza Özer’in gördüklerini
fotoğraflarıyla göstermeye çalıştık.
Türkiye’de kuşçuluğun yaygınlaşma- sına ve gelişmesine imkan sağlayan iki önemli internet sayfasını
da sizlere sun- makta fayda var. Bu sayfalar hem türleri tanımlamada hem de kuşçuluğun yay-
gınlaşmasında çok önemli bir yere sahip.
Bunlardan birisi daha çok görsel çeşitli-
liğe ağırlık veren ve tüm türler hakkında tanımlayıcı bilgileri ayrıntısıyla ziya- retçilerine
sunan www.trakus.org, diğeri ise sayısal verilerle kuşların dönemsel hareketlerini, adetlerini ve
tarihlerini gösteren www.kusbank.org .
Bu yazıyı okuduktan sonra eğer siz de tüm küçük kuşlara serçe gözüyle
bakmayıp bu diğerlerinden farklı diye- biliyorsanız, artık kuş gözlemcisi olma yolunda
ilerliyorsunuz demektir. Bu uğurda size başarılar, bize mutluluklar
düşer.

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>