HAYVANAT BAHÇELERİNİN EVRİMİ VE BURSA HAYVANAT BAHÇESİ


Koen Brouwer / Bursa Hayvanat Bahçesi Danışmanı
Fotoğraflar : Ali İhsan ÖZTÜRK
Genel anlamda hayvanat bahçelerinin evrimi devam ederken Bursa hayvanat bahçesi de bu bütünün parçası olarak kendi evrimini yaşamaya devam etmektedir.
Yabani hayvanlar birkaç yüzyıl önce esaret altına alınmaya başlanmış ve bunu da genellikle dinin ya da gücün sembolü olarak kullanma
amacıyla sergilenmişlerdir. Mısır ve Mezopotamya’daki duvar kazıntılarında elde edilen verilerin
ışığında aristokrat kesimindeki kişilerin hayvanları güçlerinin sembolü olarak kullanmaları M.Ö
2500 yılına kadar dayanmaktadır. Kayıtlar
incelendiğinde zürafa, fil, ayı ve tropic kuş- ları getirebilmek için uzak diyarlara seferler
düzenlendiği görülebilmektedir.
Daha sonra Çin, Grek ve Roma medeniyet- lerinde hayvanat bahçelerinin ilk oluşum süreci
başlamıştır. Astek(şimdiki Meksika) İmparatoru II. Montezum adına ilk hayva-
nat bahçesi kolleksiyonu oluşturulmaya
başlanmıştır.
Bu dönemdeki hayvanat bahçesinin varlığı sadece aristokrat kesimde yer alan zen- gin kesimi
eğlendirmeyi amaçlıyordu. Bu bağlamda dünyada kurulan ilk hayvanat bahçelerinden birisi
Viyana(Avusturya)’daki
Schönbrunn Hayvanat Bahçesi’dir. 1752 yılında inşa edilen Schönbrunn Hayvanat

Bahçesi ancak 1765 yılında halka açılabilmiştir.
Bilindiği kadarıyla gerçek hayvanat bahçesi oluşumu ve gelişimi 19. yüzyıl Paris’te(1795),
Londra’da(1826), Amster- dam’da(1838) kurulan hayvanat bahçeleri ile öncülük etmiş ve ardından
Avrupa’nın birçok şehirlerinde yeni hayvanat bahçeleri- nin açılmaya başlaması ile devam etmiştir.
19. yüzyıl hayvanat bahçeleri, Viktoria’nın doğal tarih akımı ve Avrupa’daki hızlı kent- leşme
sürecinden çok etkilenmiştir.
19. Yüzyıl
Bu dönemdeki hayvanat bahçelerinin amacı sadece hayvanları görsel olarak sergile- mek için
değişik hayvan türlerinden(tıpkı pul kolleksiyonu gibi) kolleksiyon yapmaya yönelik iken,
içlerinden sadece Amsterdam Hayvanat Bahçesi hayvan kolleksiyonunu zoologların araştırmalarına
açmıştır. Zaman içinde vahşi yaşam hakkında bilgilenmeye başlayan hayvanat bahçeleri vahşi yaşamın
habitatlarını bozmaya başladıklarını farke- derek misyonlarını değiştirmeye başlamış- lardır.
20. Yüzyıl ekoloji ve etoloji (hayvan davra- nışları bilimi) gibi bilim dallarının gelişmesi ile
hayvan kolleksiyonu tarzında olan bu hayvanat bahçesi anlayışının hayvanlar açısından ne kadar
olumsuz etkileri olduğu daha iyi farkedilmeye başlanmıştır. Beton- dan ve demir parmaklı
kafeslerden oluşan küçük kafesler yerini daha yumuşak ve doğal materyallerden oluşan yeni barınak-
lara bırakmaya başlamıştır. Hayvanlar çok uzun bir süre sadece tek tür hayvan olarak bakıldı ve
onların üreyebilecekleri, sosyal- leşebilecekleri, grup hayvanları oldukları ya da diğer
habitatlarındaki hayvan türleri ile yaşamaya ihtiyaçları olduğu uzun süre düşünülemedi. Bunun
sonucu olarak da barınaklarında tek başına yaşayan depre- sif, mutsuz, demir parmaklıklar arkasında
çaresiz hayvanları, ayıları, şempanzeleri v.s görmek mümkündü.Ancak 20. yüzyıl ortalarına doğru yeni ve modern hayvanat bahçesi anlayışı yerini almaya başladı.

Yaban hayatın habitatının ve hayvan türlerinin korunmasına dair eğitim, rekreasyon, araştırma ve
koruma programlarını geliştirmeye başlandı.
Hayvanat bahçelerinde bu bilimsel çalışma- lar başlamamış olsaydı, çok sayıda hayvan türü ya
tehlike altında olacak ya da çoğu- nun nesli çoktan tükenmiş olacaktı.
Zaman içinde modern hayvanat bahçesi anlayışını gelişimi sayesinde vahşi yaşamın habitatlarına
verilen zararlar engellenmeye başlanırken diğer yandan da esaret altında çok kötü şartlarda yaşayan
hayvanların dramlarına da son verilmeye başlanmış- tır. Modern hayvanat bahçeleri anlayışı
ile artık hayvanların barınakları, bakım ve beslenmeleri, veterinerlik hizmetleri v.s gibi birçok ihtiyaçları göz önünde bulundurularak uzman kişilerden oluşan bir ekip tarafından idare edilmeye başlanmıştır.
Bursa Hayvanat Bahçesi
Çok yakın zamana kadar Bursa’daki hay- vanat bahçesi olarak nitelendirilen Kültür Park’taki
hayvanat bahçesinin de, 19. yüzyıl eski kafes tipi hayvanat bahçelerinden
farkı yoktu. Dönemin Belediye Başkanı olan Erdem Saker’in Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar
Birliği’ne olan başvurusu sonucunda EAZA’ya yeni ve modern bir hayvanat bahçesi inşa etmek
istediğini beyan etmiş ve olumlu karşılık bulması sonucu bugünkü modern Bursa Hayvanat Bahçesi
inşaası başlamıştır. Budapeste ve Alborg Hayvanat Bahçeleri’nin yetkilileri ve EAZA’nın direktörü
Bursa’yı ziyaret etmiş ve şehir dışındaki 20 hektarlık bir alanda Bursa

Hayvanat Bahçesi’nin kurulması için bir in- şaat ekibi ve konusunda uzaman kişilerden oluşan bir
çalışma gurubu oluşturulmuştur. Aynı zamanda hayvanat bahçesinin hemen yanında bir de botanik park
yapılması da gündeme alınmış ve Bursa Hayvanat Bahçesi’nin inşaatına 1997 yılında başlanmış, 10
kasım 1998’de ziyarete de açılmıştır.
Kültür parktaki demir parmaklıklı kafeslerde yaşayan zavallı hayvanlar artık doğal, geniş hareket
imkanlarına sahip barınaklarda yaşamak üzere Bursa Hayvanat Bahçesi’ne taşındılar. Diğer hayvan
türleri ise Türki- ye’deki hayavant bahçelerinden ya da Avru- pa hayvanat bahçelerinden
getirildiler.
Bursa Hayvanat Bahçesi Avrupa’nın hay- vanat bahçeleri içinde en büyük savana(az bitkili geniş
düzlükler) barınağına sahiptir.

Diğer açıdan, kuşların içinde özgürce uçabileceği ve flamingoların, ördeklerin rahatça yüzebildiği kuş kafesi(uzay kafesi) gibi barınaklardan oluşmaktadır. Sosyal yapılarına uygun olarak kalabalık bir gurup halinde yaşayan aslan grubunun

barınaklarının doğal bitki örtüsü ve büyüklüğü sayesinde de kendilerini neredeyse Afrika doğal or-
tamlarında yaşıyorlarmış gibi hissettirmek- tedir. Barınak zemininin toprak ve çimden oluşması
sayesinde pençelerinde soğuk ve betondan uzak, kendilerini doğal habitat ortamlarında
hissetmektedirler.
Kentleşme ile betonlaşmanın arttığı ve ge- leneksel yapıların da artık giderek azaldığı bu dönemde
Bursa Hayvanat Bahçesi’nde Cumalıkızık Köyü’nden esinlenerek yapı- lan, Türk köy kültürünü anlatan,
evyapımı gıdaların da tadılabildiği ‘Türk Köyü’ yapısı yeralmaktadır.
Bursa Hayvanat Bahçesi’nde ziyaretçiler bir taraftan mutlu hayvanları kendi doğal ortamlarına
yakın barınaklarda izler- ken diğer taraftan da şehrin kalabalık ve gürültüsünden de uzaklaşma
fırsatı bul- maktadırlar. Çocuklar doğadan tamamen
uzak, hayvanlarla hiç temas etmeden, şehir hayatı içinde betondan oluşan ortamlarda
büyümektedirler. Çocukların Bursa Hayva- nat Bahçesi’ni ziyaret etmeleri sayesinde hayatları
boyunca hiç görmedikleri hay- vanaları ve onların habitatlarını tanıma fırsatı bulmaktadırlar.
Doğayı ve hayvanları tanımaları sayesinde ancak bir ilgi ve sevgi oluşacak ki onların doğadaki
yaşam ortam- larının da korunmasına sahip çıkabilsinler. Artık Türkiye’nin yaban hayatında bir boz
ayıyı görmek mümkün olmadığı gibi Bursa Hayvanat Bahçesi, bu hayvanlara kendi doğal ortamlarına
yakın yaşama fırsatı vermektedir. Oldukça büyük ve yeşil olan barınakta yaşayan boz ayıyı tanıyan
ziya- retçiler aynı zamanda bu hayvanın nasıl bir yaşam ortamına ihtiyacı olduğu da öğrenip doğal
ortamlarının korunması konusunda da hassasiyet göstereceklerdir.
Bursa Hayvanat Bahçesi’ndeki hayvanların barınakları, Avrupa Hayvanat Bahçeleri Birliği
standartlarında inşaa edilmeye başlamış ve bu standartlarda da gelişimini sürdürmeye devam etmektedir. Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği standartalarında yoluna

devam eden Bursa Hayvanat Bahçesi 2012 yılında Avrupa Hayvanat Bahçesi ve Akvaryumlar Birliği’ne
tam üye olarak kabul edilmiştir. Bu birliğe Avrupa’da 40 şehirden sadece 300 hayvanat bahçesi tam
üye olarak kabul edilmiştir. EAZA içinde nesli tehlike altında ya da tükenmeye yüz tutmuş akbaba,
amur kaplanı, baringo zurafası gibi 400 civarında hayvan türünü koruma altına almış ve özel koruma
prog- ramları çalışmaları yapan EEP denilen bir çalışma gurubu yeralmaktadır. Bursa Hay- vanat
Bahçesi EEP programının çalışmaları içinde yer almış ve koruma altında olan 1 dişi 1 erkek amur
kaplanını Almanya’daki hayvanat bahçesinden getirmiştir. EAZA hayvanat bahçelerinde asla hayvanlar
para karşılı satılmaz, sadece hayvanların uygun standartlara sahip, üye bahçelerde yaşam- larına
devam etmelerini destekler.
Türkiye’deki yaban hayatının korunmasına dikkat çekmek ve desteklemek Bursa Hay- vanat Bahçesi’nin
ana görevleri arasında yeralmaktadır.
Bursa Hayvanat Bahçesi doğanın korunma-
sına yönelik dikkat çekmek amacıyla eğitim açısından da önemli çalışmalar yapmak- ta, bu amaçla da
milli eğitim bakanlığı ile yapılan ortak çalışma ile okul öğrenclerine eğitim vermektedir. Diğer
tarafttan nesli tükenmekte olan Türk dikenli faresini üret- meye çalışarak da, nesli tükenen
hayvanların üretilmesi programı kapsamında koruma programlarına destek vermektedir.
Bursa Hayvanat Bahçesi, şu anki beledi- ye başkanı sayın Recep Altepe desteği ile gelişmeye devam
etmektedir. 2010 yılı içinde 5 yıllık bir masterplan oluşturumuş ve tamamlanmıştır. Bu master plan
kap- samında wallaby, kırmızı kanguru, saman boyunlu ibis ve gülen kuşun yer aldığı yeni bir
Avusturya barınağı oluşturulmuştur.
Bu alanda yeralan 2 kuş türü Türkiye’deki hayvanat bahçeleri içinde sadece Bursa Hayvanat
Bahçesi’nde mevcuttur.
Diğer yeni barınaklar ise 6 bölümden oluşan sülün barınağı, mongoz ve merkatların ya- şadığı Afrika
köyü barınakları, yoğun bitkili ortamdan oluşan halka kuyruklu lemur- ların yaşadığı madagaskar
adası ve amur kaplanın yaşadığı kaplan barınağdır. Amur
kaplanı sadece büyük bir barınağa değil
aynı zamanda yüzerken ziyaretçinin de su içindeki hareketini izleyebileceği bir gölete de sahip bir
yapıdadır. Halen inşaatı devam eden Afrika deniz aslanı(fog) ve pengui- nen barınağı çalışmalarının
yakın zamanda tamamlanması hedeflenmektedir.
Yeni hayvan türlerinin getirilmesi ile birlikte Bursa Hayvanat Bahçesi’ne olan ilgi ile birlikte
ziyaretçi sayısıda artarak devam etmektedir. 2014 yılında ziyaretçi sayısı 600.000’e ulaşan Bursa
Hayvanat Bahçesi, önümüzdeki yıllarda daha fazla ziyaretçiyi ağırlayacaktır. Büyükşehir
Belediyesi’nin, geçtiğimiz Şubat tatilinde öğrencilere karne hediyesi olarak hayvanat bahçesi
ziyareti imkanı sunması, hava koşullarının elverişsiz geçmesine ragmen iki haftalık bir sürede
5 binden fazla öğrencinin burayı ziyaret etmesine neden oldu.
Bursa Hayvanat Bahçesi’nde yapılması planlanan yeni 5 yıllık masterplan ile burası, daha da önem
kazanarak, insanların huzur- lu ve mutlu zaman geçirebilecekleri bir yer olma özelliğini devam
edecektir.
haber / Bursa Hayvanat Bahçesi




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir