TÜRK DÜNYASI MÜZECİLERİ MOĞOLİSTAN’DA


Ahmet Ö. ERDÖNMEZ

Türk Dünyası Müzeler Birliği 2013 yılında Bursa’da kurulmuştur. Bursa’da yapılan toplantıda gördük ki Türk Dünyası müzecileri ilk defa bir araya geliyorlar. Toplantı sonunda katılan müzeciler bir deklarasyon yayınladılar. Adına da “Bursa Deklarasyonu” dediler. İçeriğe kısaca göz atacak olursak, amaç şu; “her yıl farklı bir ülkede bir araya gelerek bilgi, belge ve tecrübe paylaşarak ortak üretimler yapmak…”
Amacına uygun olarak Türksoy ve Bursa Büyükşehir Belediyesi organizasyonu ile ikinci toplantı Tataristan’ın başkenti Kazan’da yapıldı. Oldukça yüksek bir katılımla gerçekleşen Kazan toplantısı da müzeciler açısından çok faydalı oldu.
Toplantının bu yıl Moğolistan’ın Başkenti Ulan Batur’da olması müzecileri daha da çok heyecanlandırdı. Katılımın yüksek olduğu toplantılar çok başarılı geçti. Her ülke kendi müzelerini tanıttı ve bilgi birikimlerini sundu. İzleyiciler bu tecrübelerden faydalanma fırsatı yakaladılar.
Sizlere; biraz Moğolistan’dan bahsetmek istiyorum. Uçak ile 14 saatlik bir yolculuktan sonra başkent Ulan Batur’a indik. Modern bir şehir yapısında, planlı bir yerleşimi vardı. Şehir kenar mahallelerinin “yurt” denen çadırlardan oluştuğu da gözden kaçmadı.
Moğolistan’a gidip de ata topraklarına uğramadan olur mu dedik. Araçlar kiralayarak Orhun Abideleri’ni görmek için yola çıktık. Önce Karakurum’a, sonra da abidelerin olduğu bölgeye gitmeye karar verdik. Ulan Batur’dan 60-70 km. sonra, steplerden oluşan bambaşka bir dünyaya daldık. 16. yüzyılı yaşamaya başladık. Yurt denen çadırlar, binlerce at, on binlerce koyun, yüzlerce yak öküzler, inekler stepleri kaplamıştı. Bildiğimiz anlamda bir yol yok. Steplerde usta yön bulucular ile Karakurum’a vardık. Bir gece yurtlarda orijinal haliyle kaldık. Keçe çadır, tezek sobası, tuvalet çok dışarda ve step soğuğu her tarafı kaplamış. Ama olsun Orhun Abideleri’ni görmeye değer. Sabah erkenden yola çıkıp, Orhun Abideleri’ne vardık. Hayalim gerçek oldu. Rüyamda görsem inanmazdım. T.İ.K.A. orada başarılı çalışmalar yapmış, tüm bölgeyi düzenlemiş, yol yapmış, müze kurmuş. Bilge Kağan ve Kül Tigin Kağan’ın anıtlarını, yaşadıkları yerleri gördük. Türk Dünyası’nın kökenlerini orada hissedebiliyorsunuz. Uçsuz bucaksız steplerden, müthiş doğal güzelliklerin arasından geçerek Ulan Batur’a geldik. Ertesi gün Tonyukuk Hakan’ın anıtına ve yaşadığı bölgeye inceleme gezisi yaptık. Ulan Batur’da Moğol Milli Müzesi’ni gezdik. Koleksiyonlarının büyük bir bölümü ilk dönem Türklere ait. Mutlaka görülmeli. Kültürleri bize çok benziyor. Oradan Kubilay Han’ın 800. doğum yıldönümü törenlerine katıldık. Görkemli
törenlerde Moğol kültürünü bütün yönleriyle izleme imkanımız oldu. İnsanları cana yakın, kendinizi adeta Anadolu’da hissediyorsunuz. Moğolistan’ın nüfusu üç milyon. Bu nüfusun yüzde kırkı Ulan Batur’da yaşıyor. Diğer bölümü ülkeye dağılmış. Nüfusun yüzde otuzu göçebe. Tahminlere göre Moğolistan’da yüz milyon hayvan yaşıyormuş. Yüzölçümü 1.564.000 km². Türkiye’nin iki misli büyüklüğünde. Moğollar, Kazaklar ve Tuvalar birlikte yaşıyorlar.
Sizlere Moğolistan Toplantısı hakkında bilgi aktarmak istiyorum.
Toplantı öncesinde katılımcı ülkelerin kendi yöresel kıyafetlerinden oluşan defileler sunuldu. Türkiye temsilcisi olarak getirdiğimiz 16. yüzyıl Kanuni dönemine ait Osmanlı İmparatorluğu, saraylı hanım kıyafetleri Türk dünyası mankenleri tarafından izlenime sunuldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının kostüm koleksiyonundan 8 kıyafetle hazırlanan bu defile konukların oldukça ilgisini çekti.
Toplantıda Türk giysileri ve gelin kıyafetleri ile ilgili bir bildiri hazırlamam rica edildi. Bursa Kent Müzesi’nde 2011 yılından açtığımız bir
sergiden etkilenerek bildirimi hazırladım. Serginin ismini çok ünlü bir Bursa türküsünden aldık “Bursalı mısın Kadifeli Gelin”. Bursa’da yaşayanlar Kent Müzesi’ne birçok gelinlik bağışladı. Genellikle ipek ve kadifeden oluşan gelinlikler ağırlıktaydı. Bağışlayanlar gelinliklerine çok önem veriyorlardı. Çünkü ömründe bir defa giyilmesine rağmen onlar için anlamı büyüktü. Ama toplum ile paylaşmak istedikle
ri için güvendikleri müzeye bağışlayabiliyorlar. Bursa Kent Müzesi’ne güvenen birçok Bursalı bayanın bağışladığı gelinliklerden oluşan bu sergi çok büyük bir ilgi gördü. Gelinliklerin bir bölümü benim şahsi koleksiyonlarımdan oluşuyor. Pek çoğu Bursa’da dokunmuş, Bursa’da dikilmiş ve giyilmiş gelinliklerden örnekler sundum. Moğolistan’da yaptığımız defile ve sunum çok büyük ilgi ile izlendi. Sunumdaki tarihi kıyafetler hakkında kısa bilgiler aktarmak istiyorum.
PİRPİRİ Vişneçürüğü renginde kadife kumaş üzerine, simli kordon ile kordon tutturma tekniğinde işlemeli “pirpiri” adı verilen Balkanlara özgü gelin kaftanı. (Resim 1)
KADİFE BİNDALLI GELİNLİK Mor kadife kumaş üzerine, sırma ile dival tekniğinde, iri bitkisel motiflerle yoğun işlemeli bindallı gelinlik. (Resim 2)
ÜÇ ETEK GELİNLİK Vişneçürüğü kadife kumaş üzerine, sırma ile dival tekniğinde, bitkisel motiflerle işlemeli, “üç etek” olarak adlandırılan bindallı entari ve şalvarı. (Resim 3)

ŞALVAR, CEPKEN, YELEK Pembe ipek saten kumaş üzerine, simli kordon ile kordon tutturma tekniğinde işlenmiş cepken, yelek ve şalvardan oluşan Balkanlara özgü gelin kıyafeti.
BİNDALLI GELİNLİK Mor kadife kumaş üzerine, sırma ile dival tekniğinde, bitkisel motifler işlenmiş bindallı gelinlik. (Resim 4)
BİNDALLI GELİNLİK Açık yeşil saten kumaş üzerine, sırma ile dival tekniğinde bitkisel motiflerle işlemeli bindallı entari ve ceketinden oluşan gelinlik.
İPEK SATEN GELİNLİK Yavruağzı renkte, kendinden desenli ipek saten kumaştan, dönemin Avrupa modasına uygun kesimli etek ve bluzdan oluşan gelinlik. (Resim 5)
BİNDALLI GELİNLİK Pembe saten kumaş üzerine, dival tekniğinde sırma ve pul ile çeşitli iğne teknikleri kullanılarak bitkisel motiflerle işlenmiş gelinlik. (Resim 6)
GELİNLİK Koyu yavruağzı renkli pamuk saten kumaş üzerine, sırma ile dival tekniğinde, bitkisel motiflerle işlenmiş etek ve bluzdan oluşan gelin kıyafeti. (Resim 7)
CEPKEN VE ŞALVAR Mor saten kumaş üzerine, kordon tutturma
tekniği ile işlenmiş cepken ve şalvardan oluşan gelinlik. (Resim 8)
GELİNLİK Açık yeşil renkli, jakarlı ipekli dokuma kumaştan dikilmiş, dönemin Avrupa modasına uygun kesimli etek ve bluzdan oluşan gelinlik.
Bursa tarihi boyunca çok kaliteli ipekli ve kadifeli kumaşlar üretmiş bir şehirdir. İpek Yolu’nun Anadolu’daki en önemli duraklarından birisidir. Dünya müzelerinde Bursa kumaşlarını görmek mümkündür.
Türk Dünyası Müzeler Birliği’nin üçüncü buluşmasında Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur için hazırladığım sunum umarım sizlere bir fikir vermiştir. Türk Dünyası’nın kültürel zenginliklerini daha iyi tanıtması ile müzeler birliğinin devam etmesinin çok önemli olduğu ortadadır.
Gelecek yıllarda çok daha başarılı bir birlik olarak devam edeceği inancıyla Türksoy’a ve Moğolistan yetkililerine teşekkür ediyorum.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir