NASIL BURSALI OLDUM?


İzzet KERİBAR

Aslında İstanbullu sayılırım ancak, yaklaşık bir yıldan beri, kendimi artık biraz da Bursalı olarak hissediyorum. Bu kısa yazımda bu duygunun nasıl geliştiğini anlatmaya çalışacağım.
Fotoğrafçılığın, gezme, görme, öğrenmeve özellikle paylaşma sanatı olduğunu hep söylerim. Bursa örneği aynen öyle oldu. Bursa Büyükşehir
Belediyesi’nin 2015 yılında orga- nize ettiği “4 Mevsim Bursa” fotoğraf yarış- malarının ilkinde,
yani Kış Kategorisi jürisinde de yer alıyordum. Seçmeler bittikten sonra, aynı jüride yer alan
Bursa Büyükşehir Beledi- yesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Sn. Saffet Yılmaz, farklı bir
konuyla ilgili olarak benimle konuşmak istemişti. Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düşün-
düğü yeni bir projede yer almamı istedi. Son yıllarda büyük hamle- lerle, Bursa’da özellikle tarihi
eserlerde yapılan büyük restorasyon çalışmaları 2015’te tamamlanacaktı. Yeni stadyum, müzeler,
camiiler, türbeler, eski evler, civar köyler, kasabalar, çarşılar, hamamlar, parklar, hanlar,
hatta, bir çoğu Unesco Dünya Kültür Miras Listesi’nde yer alan tarihi eserlerin yeni baştan fotoğraflan- ması söz konusuydu. Liste oldukça uzundu. Öyle bir
çalışmanın birkaç gün içinde tamam- lamasının mümkün olabileceğini düşünmek bile yersizdi. Şurayı
hemen eklemek istiyorum, öyle iddiali bir projede yer almamın çok prestijli ve onurlu bir görev
olduğuna inanmam çok sürmedi. Bir hafta içinde asıl liste ve detaylar ortaya çıktı ve bu projenin
ancak 30 günlük geceli gündüzlü sürecek olan fotoğraf çekim- leriyle bitebileceğini hesapladık. Bu
çekimlerde günün her saati önemliydi. Havanın güneşli,
kapalı ya da yağmurlu olması, mavi saati, akşamı, ışıklandırmaların zamanında yanması, bir de geceleri ve sabahın erken saatleri de vardı.
Ayrıca fotoğraflarda görünebilecek insanların olup olmaması gibi konular, yani insan faktörü- nün
konuşulması ve düşünülmesi gereken gibi birçok detay vardı.
Mevsimin ilkbahar olması proje için iyi bir baş- langıç oldu. Ve işe koyulduk. Asistanım Aydın Erel
ve Bursa Kültür A.Ş.’nin bize temin etmiş
olduğu vasıtayla önce Bursa’yı bir gün içinde Saffet Bey ile şöyle bir gezdik. Birçok eserin ışık
alma yönlerini not ettik. Daha sonraları, Bursa’nın kalabalık yollarını, kestirmeleri ve tek
istikametleri iyi bilen, belediyenin gö- revlendirdiği Abdullah ve Sinan adlı şoför ar- kadaşlarla
dolaşmamız bize şehir içi ulaşımda büyük avantaj sağladı.
Fotoğraf çekimlerinde, işi şansa bırakmadık, sonuçlar çıkmaya
başlayınca, yaptığımız hataları düzeltmek için kimi yere ya da tarihi mekanlara defalarca
gittiğimiz oldu. Muradiye türbelerinin restoras- yonu, ışıklandırması henüz tamamlanıyordu.
Muradiye Türbeleri’nin yeni yüzleriyle ziyarete açılması aslında Bursa Büyükşehir Belediye- si’nin
en anlamlı projeleri arasında yer alıyordu. Bunun bilinciyle bütün enerjim ve yılların ben- de
oluşturduğu fotoğrafçı deneyimimle farklı açılar, farklı gölgeler, detaylar, yakın çekimler, farklı
geri planlar keşfetmeye çalıştım. Bazen
Aslında İstanbullu sayılırım ancak, yaklaşık bir yıldan beri,
kendimi artık biraz da Bursalı olarak hissediyorum. Bu kısa
yazımda bu duygunun nasıl geliştiğini anlatmaya çalışacağım.
bir şeylerin oluşması için sabırla bekledim. Restorasyonlar tamamlandıkça biri birinden güzel süslemeli mezar taşları parkta yüksel- dikçe, türbe içlerinin dekorları tamamlandık- ça, yaldızlar

sürüldükçe, işlemeler canlandıkça başka bir ışık aleminde olduğumuz hissine kapıldık. Güzel bir
süreç yaşadık, ülkemizde ve Bursa’da eşi olmayan bu kadar çok tarihi mekanın içinde günler geçirmek
bana sonsuz mutluluk verdi.
Liste bayağı uzundu. Yavaş yavaş, Bursa kültür mirası eserlerinin yeni fotoğrafları birikmeye
başladı. Onların en iyilerini seçmek, gerçek renkleri bulmak, gölgeleri denge- lemek ya da ufak
tefek olumsuzlukları yok etmek için, bir diğer asistanım Ayhan Altun da büyük bir heyecanla
bilgisayarında hiç durmadan çalışıyordu. Bursa’ya her gidişimiz- de önceki çekimlerin sonuçlarını
Saffet Bey’e teslim etmeye başladık. Bursa’da kaldığımız günlerin sayısı 30 günü geçti, farkında
bile varmadık. Bu çekimlerin yılsonunda bitirilmesi gerekiyordu. Şahsen sonbahar fotoğraflarını
çok sevdiğim için, özellikle Uludağ’ın sarı yapraklı ve sisli manzaralarını çekmek için
sabırsızlanıyordum. Cumalıkızık’a defalarca gittik, bazı fotoğraflarımda oranın yollarının boş
olması tesadüf değil çünkü öyle olması için sabah saat 06.00 da orada bulunduk.
Günler geçtikçe listedeki yerlerin birçoğunun ismi karalandı ve fotoğraflarımızın beğeni
kazandığını öğrendikçe şevkimiz daha da bü- yüdü. Kimi zaman listede bulunmayan, buna karşın hoşuma
giden farklı yerleri de eklemiş olduk.
Saffet Bey çekimler tamamlanınca, çektiğim fotoğraflardan oluşan yeni bir Bursa kitabı ve büyük bir
serginin yapılacağının müjdesini de verdi, bu kez artık binlerce görüntüyü bir kez daha hep
birlikte elden geçirerek, bunları
kitapta kullanılacak seviyeye indirme çalışma- larına başladık.
Bu büyük projenin, fotoğraf kariyerimin en prestijli çalışması olduğuna dair bir kuşkum yok. Belki
de en çok mutlu eden proje de denebilir. Bu projeye layık görüldüğüm için Bursa Büyükşehir
Belediyesi Başkanı Sn. Alte- pe’ye, değerli dostum Basın ve Halka İlişkiler Müdürü Sn. Saffet
Yılmaz’a, Bursa Kültür A.Ş. Genel Müdürü Sn. Furkan Banaz’a sonsuz teşekkürler! Bursa’nın her
tarafını gezdiren, kaprislerimize güler yüzle katlanan Abdul-
lah ve Sinan’a, en zor ve bazen daha farklı açıları keşfetmek için duvarlara bile tırmanan asistanım Aydın Erel’e ve büyük titizlikle

çekilen fotoğrafların photoshopta düzelt melerini özenle yapan Ayhan Altun’a sonsuz teşekkürler.
Ayrıca çok sevip de bağlandığım Bursa insanına da bir teşekkür borcum var. Bazen çekim yaparken
olumsuzluklar olabilir, size kızanlar olur. Bursa’da fotoğraf çekerken diyebilirim ki hiç kimse
karşı çıkmadı, tam aksine herkes yardımcı oldu.
Sayenizde, ben de artık Bursalı oldum, Bursa’nın çok özel tarihi hakkında, tarihi eserleriyle
ilgili bir hayli bilgi sahibi oldum. Diyebilirim ki bu işi eğlenerek yaptım. Tabii en güzeli de
yeni dostlar edindim. ‘Bir ay’ olarak yola çıktığımız ancak ‘bir yılda’ anca tamamlayabildiğimiz
çalışmanın içinden seçilen fotoğraflardan oluşan kitabı ve sergiyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Mart 2016, İstanbul




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir