Bursa Belleği Yeni Kitaplarla Zenginleşiyor


Sefer GÖLTEKİN

Kitaplar, özellikle de iyi kitaplar, gerçek hazinelerdir. Uygarlığa yol gösteren ışıklardır; tarihin, kültürün, sanatın, edebiyatın, şehirlerin, kısacası insanın aynasıdır kitaplar.

Şehirler, haklarında yazılan kitaplarla ölümsüzleşir. Medeniyetlerin beşiği olan Bursa söyleyecek çok sözü olan bir şehirdir. Yüzlerce âlim, tarihin akışını değiştiren şehir olan Bursa’da yetişti. Bu şehir, tarihin önemli bir bölümünde ilim ve kültür merkezi görevi üstlendi ve o tarihlerden beri bu sorumluluğunu devam ettirmektedir. Bugün birçok şair yazar ve araştırmacı Bursa hakkındaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Büyükşehir Belediyesi, şehrin bilgi birikimi gün yüzüne çıkmadıkça fiziki yatırımların eksik kalacağı inancıyla, Bursa hakkında yapılan bu çalışmaları yayınlayarak, değerlerinin geleceğe taşınmasına katkıda bulunuyor.

Bugüne kadar 300’ü aşan yayın yelpazesinde, Bursa ilgili her türlü bilgiye ulaşılabilecek bir şehir belleği oluşturuldu. Geçtiğimiz aylarda Bursa âşıklarının ilgisine sunulan 9 farklı kitapla Bursa belleği daha zenginleşti.

 

Bir Bursa Masalı

Geçtiğimiz yıl sanat yaşamının 61. yılını dolduran usta sanatçı İzzet Kehribar tarafından bir yıllık bir çalışma neticesinde ortaya çıkan “Bir Bursa Masalı”, tarihi ve turistik mekânlarından doğal güzelliklere, geleneksel ve kültürel mirastan sosyal yaşama kadar tüm detaylarıyla Bursa’da yaşamı gözler önüne serdi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen proje kapsamında sanatçı, yaklaşık bir yıla yayılan sürede 6 binden fazla kareyle Bursa’yı fotoğrafladı. Bu sayede çok geniş bir Bursa fotoğrafları arşivi de oluşturulmuş oldu.

Bir sergi organizasyonu ile Bursalıların beğenisine sunulan fotoğrafların, Bursa’nın doğal, tarihi, kültürel ve sosyal hayatına ışık tutan en özel kareleri, sergi ile aynı adı taşıyan bir kitapla da ölümsüzleştirilmiş oldu.

 

Uluabat Gölü Çevresi Mimari ve Arkeolojik Yüzey Araştırması

Ali Kazım Öz tarafından kaleme alınan bu çalışmada, doğal zenginliğinin yanında kültürel değerleriyle de öne çıkan Uluabat ve çevresi ele alınıyor. Uluabat, herkesin malumu olduğu üzere etkileyici bir güzelliğe sahiptir. Fotoğraf sanatçılarından seyyahlara, doğa bilimcilerinden mimar ve arkeologlara kadar farklı kesimlerin ilgisini çeken bir yapıya sahiptir.

Kitap, bölgedeki yüzey araştırmalarından göl çevresindeki yerleşim yerlerine, ören yerlerinden su kuşlarına kadar geniş bir yelpazede doyurucu bilgiler içeriyor.

 

Tarihte Bursa Esnafı

Ferhat Öztürk tarafından kaleme alınan eser, sermaye, borç ve alacakları açısından 1800 ile 1839 yılları arasından örneklerin yer aldığı ‘Tarihte Bursa Esnafı’ adlı eser, Osmanlı’da esnaf ve tüccar faaliyetlerinin ilk uygulama alanlarından olan Bursa’da, ekonomik hayata katkıları irdeliyor.

Bursa çarşısı, esnaf ve tüccarlarıyla ekonomi tarihine ticaret ilkelerini asırlara meydan okurcasına kazımıştır. Bu gerçekten hareketle, Ahi teşkilatından ticaret kültürüne, usta çırak ilişkisinden borç alacak ilişkisine kadar birçok ayrıntı bu eserin satır aralarından tarihimize ışık tutmaktadır. Aynı zamanda bugün ülke ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olan Bursa’nın esnaf-tüccar kültürü ve birikimini de gün yüzüne çıkarmaktadır.

 

Abdulvahap Sancaktar Tepesi Sondaj Kazıları

Prof. Dr. Mustafa şahin tarafından kaleme alınan “Abdulvahap Sancaktar Tepesi Sondaj Kazıları” adlı çalışma, İznik’te yer alan Bayraktepe’de diğer adıyla Abdülvahap Sancaktar Tepe’sinde yer alan yerleşim yerine yoğunlaşan bir kitaptır. Eser, toprağın altındaki değerlerimizin, toprağın üstündeki değerlerimizden aşağı kalmadığının da bir belgesi niteliğindedir. Kitap,  Prof. Dr. Mustafa Şahin başkanlığında Abdulvahap Tepesi sondaj kazısı çalışmaları esnasında açığa çıkartılan taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarını kayıt altına alarak buluntuları ve bulguları içeren detaylı bir yayındır.

Bu bölgede, yapılan sondaj ve kazı çalışmaları, günümüze aydınlatıcı bilgiler sunma adına önemli bir projedir. Sondaj kazıları sonucunda elde edilen veriler ile hazırlanan sondaj raporları genellikle ilgili kurumlara teslim edilir ve gerekli izinler alındıktan sonra arşivlenir. Dolayısıyla elde edilen veriler bugüne kadar bilimin ve kamuoyunun bilgisine sunulmamıştır. Bu durum insanlık tarihi ve yapıların anlaşılmasında önemli ölçüde bilgi kaybına neden olmaktaydı. İşte bu bilgi kaybını gidermek için böyle bir eser meraklıların ilgisine sunuldu. Sondaj kazılarının sonucunda elde edilen verilerin yayınlanması bir gelenek haline gelebilirse ülkemizde yeni bir koruma ve belgeleme anlayışının doğmasına öncü olacaktır.

 

Bursa Keşif Defterleri

Hakan Başaralı’nın çalışmalarıyla ortaya çıkan bu eser Arşiv belgelerinde yapılan araştırmalar neticesinde ulaşılan keşif defterlerine yoğunlaşıyor. Keşif Defterleri, Osmanlıların yapılarını nasıl onardıklarını ortaya koyan en önemli kaynaklar arasındadır. Tüm çağlar boyunca yapı üretim sürecinin planlamasının temelini yapı maliyetleri oluşturmuştur. Yapının maliyetinin önceden bilinmesi her dönem önemli olmuştur. Tabii ki Osmanlı’da da onarım ve yeni yapı çalışmalarında maliyet tahmin yöntemleri kullanılmıştır.

Bu çalışma ile özellikle Osmanlı döneminde 19. ve 20. asırlarda Bursa İpek Fabrikası, Ulucami, Yeşil Cami ve Çevresi, Setbaşı Köprüsü, Orhan Cami ve pek çok caminin, türbenin, mektebin ve devlet yapılarının inşa ve tamir masraflarına değinen keşif defterleri paylaşılıyor. Eser, Bursa’daki bazı yapıların tamir ve inşasına dair bilgiler verirken, hassasiyetlerin ve üzerinde durulması gereken fiillerin de neler olduğunu bizlere sunmaktadır.

 

Bursa’da İpekçilik

Büyükşehir Belediyesi, hem somut hem de somut olmayan kültürel miras çalışmaları kapsamında kent belleğindeki tüm değerleri gelecek nesillere aktarmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalar kapsamında başlatılan “Bursa ipeği yeniden hayat bulacak” projesi ile Bursa İpeği’ni yeniden üretiliyor. İpek Şehri Bursa’da ipek tarihine yönelik araştırmalar gerçekleştiriliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin ipek ile ilgili bütün bu çalışmalarını destekleyen eserler de bir bir arşivlere kazandırılıyor.

Prof Dr. Cafer Çiftçi tarafından hazırlanan ‘Bursa’da İpekçilik’ kitabı, Bursa ipeğinin dünü bugünü ve yarınlarına ışık tutacak mahiyettedir. Bilindiği gibi, ipeğin doğuşundan ortaya çıkışına ve üretimine kadar hakkında birçok efsanevi rivayetler anlatılmaktadır. Çin’in tarihinin başlangıcını ipeğin dokunmasına bağlayan anekdotlar bile vardır. Bursa da, ipekçilik semtinden Kozahan’a, fabrikasından ulaşım araçlarına kadar ipekten ilham alan örneklerle doludur.

Bu eser, İpek Yolu ile Çin ve Tebrizden gelen ipeğin Bursa’da hak etiği tahtına çıkarılması, ipeğin Bursa ile özdeşleşmesinin tarihini anlatıyor. 30 ay süren titiz bir çalışmanın ürünü olan bu eser sözlü tarih ve alan çalışmalarıyla desteklenerek Bursalıların gözündeki kalıcı izlerini ortaya çıkarmaktadır.

 

Bursa’nın İpeklisi

Prof. Dr. Hülya Tezcan tarafından hazırlanan “Bursa’nın İpeklisi” adlı kitap, İpekçiliğin tarihine ışık tutarken; ipekböceği yetiştiriciliğinden ipekli üretimine, Nakkaşhane ve dokumahanelerden kadifelere, özel koleksiyonlardan Hindistan’a gidişine kadar birçok konuda detaylı bilgiler içeriyor. Kitabın hazırlanma aşamasında dünyanın çeşitli ülkelerindeki müzeler gezilerek bursa ipeğinin yurtdışındaki örnekleri de incelenmiş.

Bursa’nın vazgeçilmez değerlerinden biri olarak görülen ipeğin yeniden canlandırıldığı günümüzde, böyle bir eser ipekle ilgilenen hemen herkesin kaynak kitaplarından biri olacaktır.

 

İpek Böceğinin Yaşam Öyküsü

Dr. İsmail şeker tarafından hazırlanan “İpekböceğinin Yaşam Öyküsü” kitabı, ipeğin nasıl meydana geldiğinden hareketle ipekböceğine yoğunlaşmaktadır. Kitap, minicik bir böceğin yeryüzünün en sağlam ipliğini üretme serüvenini gözler önüne sermektedir. İpekböceğinin yumurtadan kelebeğe uzanan öyküsü harikulade görsellerle desteklenerek anlatılmaktadır.

Eser, sadece Bursa için değil, dünyada hatırı sayılır bir yeri olan Türk ipeğinin oluşmasında yegane katkısı olan ipekböceğini bütün yönleriyle ele almaktadır.

Tarihi ve Kültürüyle Nalbant Köyü

Bursa’nın daha yaşanabilir bir kent haline gelmesi için Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürdüğü çalışmalar kapsamında, kırsal kalkınma adımları öne çıkmaktadır. Kırsal kalkınma faaliyetleri; kırsaldan kente göçü önleyerek üreticinin daha çok kazanmasını ve kırsaldaki yaşam kalitesinin daha da arttırılması hedefi ile yapılıyor.

Bursa’da ‘Bütünşehir’ uygulamasının ardından 17 ilçe 1070 mahalle Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğuna girmiştir. Artık Bursa’nın her alanda gelişip kalkınması Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleşmektedir. Bu kapsamda tarımda, ticarette, turizmde, sanayide ve her alanda Büyükşehir Belediyesi öncülük yapıyor. Şehrin daha gelişmesi, ekonomik anlamda daha çok üretmesi ve kalkınması amacıyla öncü adımlar atılıyor.

Bursa’yı bir bütün halinde kalkındıracak olan hamleler, tarihi ve kültürel mirasımızın korunması ve geleceğe taşınmasına yönelik çalışmalarla destekleniyor. Şehir merkezinde yapılan ecdad yadigarı eserlerin restorasyonuna gösterilen hassasiyet, büyükşehir sınırlarına dahil olan tüm alanlara yayılarak tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkılıyor.

Bütün şehre yayılan Büyükşehir uygulamaları kapsamında ilçelerde bulunan, bakımsızlık nedeniyle harabeye dönen, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan han, hamam, medrese, sivil mimari örneği yapılar, türbeler, camiler ve çeşmelerin restorasyonu, bakım ve onarımını yapılarak değerlerimiz gün yüzüne çıkarılıp, yaşayan Bursa’ya katılıyor.

Büyükşehir Belediyesi, ilçelerde gerçekleştirdiği fiziki yatırımların yanında, somut olmayan kültürel mirasın korunması noktasında da çalışmalar gerçekleştiriyor.

Araştırmacı Yazar Mehmet Pelvan tarafından kaleme alınan “Tarihi ve Kültürüyle Nalbant Köyü” adlı kitap bunun en güzel örneklerinden biridir. Bu çalışma aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi’nin, ilçelerimizin ve mahallelerimizin tarihini ve kültürünü gelenek ve göreneklerini geleceğe taşıyacak çalışmalar önem verdiğinin göstergesidir.

Nalbant Köyü kitabı, Bursa’nın bir mahallesinin tarihine ve kültürüne değil, civar bölgelerin değerlerine de ışık tutacak mahiyettedir. Bu eser aynı zamanda Bursamız’ın sadece merkezinin değil, merkeze en uzak noktasının bile tarihi kültürel birikiminin ne kadar zengin olduğunun bir kanıtıdır.

Eserde bölgenin tarihi geçmişinden civar köylerin oluşumuna, Nalbant Köyü’nün sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerinden halk edebiyatı ve folklor örneklerine kadar zengin bir birikim gözler önüne seriliyor.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>