BURSA’DA BAYRAM


A. Vahap DAĞKILIÇ

Milli ve dini bayramlar; paylaşım bilinciyle, insanları birlik beraberlik kardeşlik ve dayanışma içinde tutan sevinç ve mutluluk ikliminde onları buluşturan ve bu hazzı geçmişten alıp yarınlara taşıyan, toplum şuurunun bütünleştiği, zaman dilimleri.

Toplumların, fertlerinin birbirlerine sevgi ve saygı ile yaklaşma, yardımlaşma, birbirlerinin gönlünü alma ve yakınlaşma, mutluluk sevgi ve huzuru dolu dolu yaşama günleri.

Bu vesile ile Bursa’da bayramlar, kendisini ve etrafındakileri fark ettiren, sosyal adaletin gerçekleşmesine su taşıyan, dini ve milli hislere ivme kazandıran, örf, adet, gelenek ve göreneklerin devamını sağlayan, kıymeti bilinerek bütünleşip tek vücut olarak yaşanılan, nezih günlerdir.

Her yıl, 10 gün öne gelen ve ay takvimine göre kutlanılan muhteşem manevî bir atmosfer, ölçüsüz rahmet, yaşanması bir nimet olarak Bursa’da kabul görür, dini bayramlar.

Bursa da, toplumsal yaşama renk katan bayramlara, birkaç gün önceden hazırlanılır, bayramlardan önce sağlıklı ve güzel olmasına dikkat edilerek alınan kurbanlıklar yıkanır, temizlenir, tüyleri taranır ve süslenir.

Peygamberimiz(s.a.v) Medine’ye hicret buyurduklarında Medineliler’in eğlendikleri iki günleri vardı. Peygamberimiz (s.a.v): “Bu günler ne oluyor?” diye sorduğunda, onlar;“Biz cahiliyette bu günlerde oynayıp eğlenirdik.’’  dediler.

Bunun üzerine peygamberimiz(s.a.v): “Bunların yerine Allah Teâla size daha hayırlı iki gün verdi. Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı.” buyurdu.

Arapça kökenli bir sözcük olan “Ramazan”, “Ramaza” kökünden gelen, Hicret’in ikinci yılından sonra kutlanmaya başlanan, Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılınan orucun da sonunu ifade eden bayram.

Bursa’da bayramlar, Allah’a yaklaşma duygularının en yüksek ve insanlık, kulluk bilincinin en yoğun olduğu çok önemli zaman dilimleri.

Yardım ve paylaşma hisleriyle motive olan Müslümanların bahtiyarlığı.

Oruç tutma ayı olan Ramazan’ın ardından, Hicri takvime göre onuncu ay olan Şevval ayının ilk üç gününde İslam âleminde kutlanan dini bayram, ilahi bir ziyafet. Bir gonca açılışının müjdesi.

Tüm zamanı, vahiy ve sünnet doğrultusunda, kudret helvası tadına dönüştürme gayretinden olanlara, müstesna bir hediye bayramı.

Orucu kabul olanların ve günahları affedilenlerin bayramı.

 

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: “Ramazan ve Kurban bayramının gecelerini ihya eden kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez.”

Bursa da bayram zamanı, İslam âlemini şükürde buluşturan bir Tevhid birlikteliği. Nefse üstün gelmenin sevinci. Bir saadet ve fazilet erişimi. Reyyan kapısından girme umudu.

Bursa’da Ramazan ve Kurban bayramı, kulluk yolunda yürüyenlerin, İslam’ın hırkasını giyen müminlerin bayramı.. Allah’ın rızasını kazanmak, rahmet ve mağfiretine mazhar olmak için, oruç çağrısına uyanlara bir Cennet serinliği.

Gelip geçici değil, kalıcı ve ebedi olanın tercih edildiği, itaat sınavını kazanma ödülü.

Aşk ve sevgi adına, temizlenen beden ve ruhun vuslatı.

Konuşan dile, gören göze, hisseden kalbe bir gölgelik mola.,

Fıtır sadakası olarak bilinen fitrenin, iman şuuru içerisinde geçirilmesine gayret gösterilen  Ramazan ayı içerisinde verilmemişse, ilk gününde verilen, diğer bir adı olan, Fıtr bayramı. İşlenen Salih amel sonrası oluşan ulvi, manevi bir atmosfer.

Tûbâ ağacının dikildiği, Cebrâil(a.s)’ın vahiy elçiliğine seçildiği ve Cennetin yaratıldığı gün olarak bilinen, Ramazan Bayramı.

Bursa da kazançların harman olduğu Ramazan ayı sonrası ve bir harman sonu kazancı. Duaların sema kapılarındaki vizesi. İftihar, bir övünç günü. Müslümanların zekât görevini yaptığı bayram.

Bursa’da bayram zamanları, kulluk imtihanında gösterilen başarı sevincinin taşındığı, sevap olarak Allah’ın rızasına ve mağfiretine mazhar olunan gün, az zahmetin bol kazanca dönüştüğü günler.

Resulullah(s.a.v) efendimiz; “Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaip gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.”

Bursa’da Ramazan ve Kurban, yürek gemilerinin şeker tadındaki sularda mutluluk seyri. Vahye uymanın armağanı. Muttakilerin lehine olan terazi ağırlığı.

Ramazanda; tutulan oruç, kılınan teravih, okunan Kur’an, verilen sadaka, fitre ve zekat, ihlas ve samimiyetle yapılmış olan ibadetlerin verdiği huşu ile yenilen tatlı bir lokma ve içilen bir demli çay keyfi Bursa’da.

Bitmeyen bir ruh güzelliği.

Orucu tutabilmenin mutluluğunu bayram olarak kabul eden Müslümanlara, emir ve yasaklarına uymak için gayret gösterenlere, Rahman’ın mükâfatı. Sevince, selamete, nur’a ve huzura açılan gönül penceresi.

Korunan kulluk bilincinin yükseldiği, kandillerin gölgesindeki manevi havanın teneffüs edildiği bu seçkin günlere, Bursa her daim hak ettiği değeri vermiştir. Bursa’da, arife günü kabirler ziyaret edilirken, Arife gecesi yatılmaz, ibadet edilir, büyük bir heyecanla ikram edilecek zeytinyağlı yemekler, etli dolmalar, bademli pilavlar, börek ve çörekler, ince yufkalı tatlı ve baklavalar, şerbetler, limonlu içecekler hazırlanır, eller kınalarla buluşur.

Bursa ve yaşayan insanı; temeli vahiy ve sünnete dayanan, inananlar üzerinde çok müspet tesirler meydana getiren, iletişim bağlarını kuvvetlendiren, cemiyet hayatını canlı tutan, imanı besleyen ve takviye eden bu manevi kaynakların bilincindedir. Kurtuluş reçetesi olan ahlâkî anlayışın, Tevhid’in şuurundadır.

Hadis-i Şeriflerde buyuruldu ki: “Ramazan ve Kurban bayramının gecelerini ihya eden kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez.”

Bu vesileyle Bursa da bayramları, dargınlıkları ortadan kaldıran, kaynaştıran, dini ve milli bilinç duygusunun sosyal hayatta canlı tutulmasının bir vesilesi olarak görür.

Halkın birbiri ile yardımlaşmasını sağlayan bu bayramlarda giyilecek elbiseler temizlenir imkân varsa yenisi alınır, bayram namazına gitmeden önce boy abdesti alınır, maddi manevi temizlik yapılır, dişler misvaklanır, güzel kokular sürülür Bursa’da.

Barış şuurunun tazelendiği, fertlerin ve toplumların birbirlerine kenetlendiği, birlikte yaşama gücünün kuvvetlendiği bayram günlerini Bursa, coşku ve sevinçle karşılar.

Resulullah(s.a.v) efendimiz; “Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaip gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı gecesi.”

Kurban Bayramı; iki büyük bayramdan biri. Hiç şüphesiz, Allah’a karşı emre itaati simgeleyen, yardımlaşma yoluyla gönül bağlarını kuvvetlendiren özel zaman dilimleri.

Özü, muhteviyatı ve genel esasları hiçbir müdahaleye ve değişikliğe uğramadan devam eden ve günümüze kadar gelen İslam dininin geniş kapsamlı ve sosyal boyutlu bu ibadeti Bursa’da, gerçek manada kadir kıymet bulur.

Müslümanların her yıl Hac farizasını ifa ettikleri kutsal ve hürmet edilmesi gereken gün. Kutsiyet, fazilet, kıymet ve ehemmiyet bakımından üstün olan zamanlar. Her şeye rağmen tağutları ve putları galebe çalma. Hz. İbrahim (a.s)’ın bayramı.

“Haccı da, Umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olursa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman Hacca kadar Umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü Hacda, yedisi de döndüğünüz zaman tam on gün oruç tutar. Ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin. “(Bakara; 196)

Aile kavramını pekiştiren bu özel günlerde herkes güler yüzlü olmaya özen gösterir, bayram namazlarına yürüyerek gidilir, sadakalar dağıtılır Bursa’da.

Tekbirler getirilerek bayram namazları büyük bir heyecanla kılınır. Namazdan sonra cami içerisinde tebrikleşmeler başlar, bayramlaşmalar gerçekleşir, Bursa bayramlarında.

Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’in hatırasını taşıyan Kurban Bayramı namazından sonra kurbanlar kesilir, ahlaki ve toplumsal değerlerin ön plana çıktığı bu bayramda ilk olarak kurban etinden yenilmesine özen gösterilir, kurban etleri sadakalarla birlikte fakirlere dağıtılır Bursa’da.

Hayata renk ve heyecan katan, dini duyguların derinlik kazandığı Ahlaki değerlerin kazanımlısına kapı aralayan günler.

Kurban Bayramı’nda kurban kesmek, Allah katındaki amellerin en kıymetlisi. Nefse karşı bir bedel. Müslümanların müstekbirlere karşı kıyam’ı. Dünya sevgisine dünya malına vurulan neşter. İçtimai bir dengelenme.

Büyükler, akraba, eş, dost, arkadaş ve komşu ile birlikte hastalar ziyaret edilirdi. Çocuklara harçlığın yanında verilen, içinde şekerler olan, kenarı dantelli mendillerdir Bursa’da kurban.

“Allah’ın (cc.) indinde günlerin en büyüğü Kurban Bayramı günüdür. Bunu fazilette nefr günü (teşrik günlerinin ikici günü) takip eder.” (Hadis-i Şerif)

Kurban, insanlığın yaratılışından itibaren var olan, her din ve gelenekte olan, insanlık tarihi kadar eski ve köklü, kitap ve sünnetle meşruiyeti sabit olan bir ibadet. Yaldızlı ruhsat.

Hicretin ikinci yılında meşru kılınan, mali bir ibadet olan Kurban kesmek. Allah yolunda fedakârlığın bir nişanesi.

Resulullah(s.a.v) “Âdemoğlu, Hazret-i Âdem’in evlâtlarından, insanlardan hiçbir insan Kurban Bayramı günü, kurbanı kesip, kurban kanı akıtmaktan daha hayırlı, Allah’a daha sevgili bir amel, icraat, iş yapmış olamaz. Bu çok hayırlı, Allah’ın çok sevdiği bir iştir.”

Verdiği nimetlere karşı Rahman’a bir şükran, bir teşekkür borcu. İslam’ın sembolü.

Bursa, yüce mânâ ifâde eden kurban ibadetini, Hz İbrahim’in bir sünneti olarak baş tacı eder, sevdiği şeyi kurban etmek, gerektiğinde de kurban olabilmenin hazzını yaşar.

Peygamberimiz (s.a.v) “Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse bizim namazgâhımıza yaklaşmasın.”

Davası uğruna kurban olmayı göze alan Hz. İbrahim(a.s)’in fedakârlığının karşılığı olarak, ateşi gülistanlara dönüştüren bilinç.

Muttakilerin tebessümü.

Hz. Muhammed(s.a.v), “Üç şey vardır, bunlar bana farz, size nafiledir. Onlar da vitir, kurban ve kuşluk namazıdır.”

Kurban; yaklaşmak, insana ve yaratıcısına yakınlaşmak. “…O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes..” (Kevser; 2)

Hz. İbrahim (a.s) ve İsmail (a.s), zirveleşen bir sabır ve teslimiyet örneği. Bir mihenk taşı.

Bursa’da bayram; helak olmaktan kurtulma gayreti, kulun Rabbine tereddütsüz sabırla teslimiyetidir.

Bursa’da bayram, ayrı ayrı sırtını Uludağ’a yaslar serin bir soluk alır,

Ulucami de tespihlere dizilen bir dua olur.

Osman Gazi Türbesi’nde ihtişam,

Somuncu Baba Tekkesi’nde garibanlaraverilen bir selam olur.

Emir Sultan’da tevekkül,

Hüdavendigar’da sevinç,

Tezveren’de umut,

Yeşil’de berekettir, Bursa’da Ramazan ve Kurban.

“Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti.” (Mâide 27)

Oruç tutmak ve Kurban kesmek; fiili bir dua olur Bursa’da. İlâhî rızayı kazanmak amacı ile kesilen, akan kanında kalplere huzur taşıyan kurban. “Burak” olma şerefine nail olabilecek kurbanlık hayvan.

“Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.” (Saffat;107)

“Sizin için onlarda belli bir zamana kadar bir takım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik(Kâbe)’dir.” (Hac; 33)

Müslüman, dini ölçülere göre zengin sayılan ve akıllı, hür, mukim olma şartlarını taşıyan kurban. Sınav kazanma seferberliği.

“Allah; Kabe’yi, o saygıdeğer evi, haram ayı hac kurbanını ve gerdanlıkları insanlar için ayakta kalma sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini ve Allah’ın her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.” (Mâide 97)

Yaratılanın yaratanına bir minnet vasıtası olur Bursa’da kurban. İmanı arttıran, toplumun tamamını kucaklayan potansiyel bir güç kaynağıdır.

“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız ona teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele.” (Hac; 34)

Allah yolunda her şeyin feda edilmesi gerektiğinin fiilen anlatımı.

“Gelsinler ki, kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.” (Hac; 28)

Bütün ibadetlerde olduğu gibi temelinde iyi niyet ve ihlasın şart olduğu Kurbana Bursa’da, Vacip bir ibadet olarak kapı aralar. Günahların bağışlanmasını dilemek için bulunmaz fırsat olan ve cömertliği teşvik eden kurbanı Bursa, en derin duygu ve samimiyetle karşılar.

Onu sevaba nail olmak bela ve musibetlerden korunmak için, bir rahmet olarak görür. Saadet ve şerefle icabet eder..

Koza Han’da aş, Yer Kapı’da fakirin sofrasında iş olurken, sıladan gelen sevgiliye yar, Teferrüç’te misafire diyar, Muradiye de vuslat, olur. Karanlık gönüllere Molla Fenari Türbesi’nde ışık, siyaha inat Yeşil Türbe’de yüzlerce renk olur.

Saat Kulesi’nde zaman aşka durur, bayramda Bursa’da.

Darüşşafaka’da hastalara şifa, dertlere derman olurken,

Tophane’de ses,

Üftade’de nefes,

Çekirge’de yetim çocukların gözlerinde heves olup,

Gülümser Ramazan ve Kurban Bayramı Bursa’da.

“Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” (Hac; 36)

Maksem’de, Altıparmak’ta bayram yerleri kurulur mahallelerde. Hacivat ve Karagöz gösterileri yapılır. Elleri öpülen dede ve ninelerin ceplerinde şekerli ve sarı leblebi olurken Ramazan ve Kurban Bursa’da, seyyar salıncaklar kurulur sokaklarında.

Kapı kapı dolaşılarak toplanılan şeker, büyüklerin verdiği bayram harçlığı, patlatılan maytap ve mantardır Ramazan ve Kurban Bayramları Bursa’da.

Ve yaşanılan yıllara nispet, “Bayramlarda çocuk olmak varmış” düşünceleri geçer büyüklerin yüreğinde, Bursa da.

Bursa bilir ki, altlarında ırmaklar akan köşklere talip olanların, en güçlü olana, engin itaatlerinden biridir Ramazan ve Kurban. Hz. Mevla’nın, Halil’i ve Habib’i olmanın beyanıdır.

“Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele.” (Hac; 37)

Bursa’da Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı Hz. İbrahim(a.s)’in karakteri, hançere tam bir tevekkülle teslimiyetin adıdır.

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>