MURADİYE HANEDAN TÜRBELERİNİN MİMARİ ÖZELLİKLERİ


Dr. Mimar İbrahim Yılmaz

Muradiye Türbeleri, Sultan II. Murad tarafından Bursa Kalesi’nin kuzey batı eteklerinde inşa ettirilmiş, bulunduğu semte de adını veren cami, medrese, hamam, imaret ve çeşmeden oluşan yapılar topluluğu içerisinde yer almaktadır. II. Murad öncesi bina olunan Orhan, I. Murad, Yıldırım ve Yeşil külliyeleri gibi, şehrin kuzeybatı kesiminde kentsel gelişimin canlandırılması amacıyla inşa edilmiştir. II. Murad Külliyesini diğer külliyelerden farklı kılan önemli bir özelliği, kendisinden önce inşa olunan külliye binaları gibi dağınık değil, çizgi halinde bir hat üzerinde planlanmış olmasıdır. Külliye, Bursa’da diğerlerine göre daha kısa sürede inşa edilmiş son sultan külliyesidir. Yerleşim alanının yüzölçümü 7049,85 metrekaredir.

 

1425 yılı Mayıs ayında başlanarak, 1426 yılı Kasım ayında tamamlanan Muradiye Camisi’nin güney batı yönünde 1451 yılında vefat eden II. Murad’ın, korint başlıklı dört sütun üzerine mukarnaslı tromplarla yerleştirilmiş ortası açık kubbe ile orta alanın etrafını çeviren alçak tonozlu koridorlardan ibaret türbesi inşa edilmiştir. Bu türbenin civarına daha sonra yine mukarnaslı, tromplu kubbeler ile daha küçük ebatlarda şehzade ve saray mensubunun gömüldüğü türbeler inşa edilerek caminin haziresi adeta hanedan kabristanı haline dönüştürülmüştür. Böylelikle hanedanlık İstanbul’a taşınmış olsa da ilk başkentle olan bağ bu şekilde kopartılmamaya çalışılmıştır.

ss

Muradiye Türbeleri Yerleşim Planı

 

 

  1. Murad Külliyesi kapsamında Fatih’in babası II. Murad’ın kabristanı ile birlikte II. Murad’ın oğlu Alâaddin, Fatih’in oğlu Cem Sultan, Fatihin annesi Hüma Hatun, ebesi Ebe Hatun, Kanuni’nin oğlu Şehzade Mustafa ve diğer şehzadeler ile saray mensuplarına ait 13 adet türbe bulunmaktadır. II. Murad’ın türbesi ile oğlu Alâaddin’in türbeleri bitişik durumdadır. Saraylılar türbesi ile Ebe Hatun türbesinin dört kenarı açık olduğundan açık türbe olarak planlanmış, kalan diğer 11 adet türbe ise kapalı türbe şeklinde tasarlanmıştır. Açık türbelerin plan şeması karedir. Kapalı türbelerden, Şehzade Ahmet için yaptırılan türbe sekizgen plana, 4 adet türbe altıgen plan şemasına, diğer 6 adet türbe ise kare plan şemasına sahiptir.

 

Açık türbelerde herhangi bir giriş bulunmamakla beraber, kapalı türbelerin tamamında türbe kapısının önünde revaklı bir giriş holü bulunmaktadır. Kapalı plana sahip türbelerden 3 tanesinde, mermer kaplı taş sütunlarla taşıtılan üç tarafı açık Bursa kemerli giriş holü, Şehzade Mustafa Türbesinde ise ahşap direklerle taşıtılan sundurma benzeri yine üç tarafı açık bir giriş holü bulunmaktadır. 5 adet kapalı türbenin ise, almaşık düzende taş duvarlarla taşıtılan yan iki kenarı kapalı ve üzeri sivri kemerle biten portal revak örneği giriş holleri bulunmaktadır. II. Murad Türbesinin önünde ise, iki yanı kapalı mermer kaplı giriş holünün üzerini örten görkemli, genişçe bir ahşap giriş saçağı bulunmaktadır. Saçak işçiliği, süslemesi ve renklendirilmesi bakımından muhteşem bir eserdir. Saçağın iç yüzünde ahşap stalaktitler ve on iki köşeli yıldızlardan oluşan geometrik bezeme, dış dilimlerde ise Edirnekârî tekniğinde yapılmış bitkisel süslemeler yer almaktadır.

 

Türbelerin dış duvarları bir sıra, Cilimboz Deresi kanyonundan elde edilmiş oldukça delikli kesme traverten taşı, bunun üzerinde iki ya da üç sıra tuğla örülerek oluşturulmuş almaşık düzen duvar örgü sistemine sahiptir. Duvar derzleri, 15. ve 16. yüzyıl özelliklerine uygun olarak 0.5 santim içeriden başlayan hafif gizli derz tekniğine sahiptir. Bu durum, taş ve tuğla malzemenin bir miktar dışarıya fırlayarak ön planda görünmesini sağlamıştır. Türbelerde, pencere kenarları mermer ve traverten sövelerle kaplanmış olup, pencere alınlıklarında ise, yine almaşık düzen örgü sistemi ve bazı türbe alınlıklarında mermer kaplama kullanılarak aynalar oluşturulmuştur. Pencere aynalarının üzeri sivri kemerlerle tamamlanmıştır.

 

Hüma Hatun Türbesi’nin külahlı olan üst örtüsü dışında kalan tüm örtü sistemi kubbedir. Örtü kaplaması ise kurşundur. Ebe Hatun Türbesi’nin kubbesi doğrudan kemerler üzerine oturduğundan “Baldaken” denilen bir yapıya sahiptir. Diğer kubbeler ise, kare mekandan dairesel forma geçişi sağlayan kasnaklar üzerine oturtulmuştur. Muradiye türbelerinde bulunan bu kasnaklar tekli, ikili ve üçlü olmak üzere birbirinden farklı tiplerde inşa edilmiştir. Farklı tiplere sahip kasnakların aynı alanda yer aldığı tek yerleşim dokusu burada bulunmaktadır.  Türbelerde genel olarak dar kirpi saçaklar kullanılmıştır. Bu yüzden, yağmur ve kar suları, hem cephelerde kirlenmeye yol açmış, hem de türbelerin oturduğu zeminin su alarak duvarların nem içinde kalmasına neden olmuştur.

 

Hanedan Türbelerinin Mimari Özellikleri

 

Gülbahar Hatun Türbesi: Muradiye Camii haziresinin en batısında, hazireyi çevreleyen ihata duvarının yanında yer almaktadır. Kitabesi yoktur, burada yatan kişinin Fatih’in ebesi olduğu bildirilmektedir. Bu türbe, doğusunda Cem Sultan Türbesi, batısında Kaplıca Caddesi, kuzeyde Gülrûh, güneyde ise Şehzade Mahmut türbesi ile ihata edilmiş durumdadır. Gülbahar Hatun Türbesi baldaken plânlı olup, Saraylılar Türbesi gibi bunun da etrafı açıktır. Moloz taştan, kenarları 4.46 m. olan kare kaide üzerinde, 0.78 x 0.78 m. ebadındaki ayaklar bir sıra kesme taş iki sıra tuğla, sivri kemerler ise bir sıra kesme taş üç sıra tuğla olarak işlenmiştir. Kemerler birbirine ahşap gergilerle bağlanmıştır. Sivri kemerlerin kilit taşlarının hemen üzerinde iki sıra kirpi saçak başlar. Pandantifli kubbesi, kurşun taklidi beton olup bir tane lâhdi örtmektedir. Ayakların ve kubbenin içi tamamen sıvalıdır. Cepheler bir sıra kesme traverten taşı ve iki sıra tuğla ile örülmüş payelerden oluşmuştur. Ayrıca türbenin üzerine oturduğu ortalama 70 cm. yüksekliğindeki kaide, moloz taş örgü sistemine sahip olup, üzeri üç sıra tuğla ile bitirilmiştir.

 

Gülruh Hatun Türbesi: Bu türbe, doğusunda Cem Sultan Türbesi ile medresenin dershanesi arasındaki yeşil alan, batısında Kaplıca Caddesi, kuzeyinde Şirin Hatun Türbesi, güneyinde ise Gülbahar Hatun (Ebe Hatun) Türbesi ile ihata edilmiş durumdadır. Muradiye Camii haziresinin en batısında, hazireyi çevreleyen ihata duvarının yanında yer alır. Kitabesi yoktur, Türbede dört adet mermer sanduka vardır. Kayıtlarda geçtiğine göre bu sandukalar: Gülruh Hatun, kızı Kamer Hatun, Şehzade Alemşah’ın kızı Fatma Hatun ve Kamer Hatun’un oğlu Osman’a aittirler. Mükrime ve Şirin Hatun türbeleri gibi kare plânlı, yüksek sekizgen bir kasnağa oturan mukarnaslı tromplu kubbelidir. Duvarlar bir sıra kesme taş ve iki sıra tuğla ile örülmüştür, temiz bir işçiliği vardır. Mermer bir revakla girilen kare plana sahip mekân aşağıda sekiz, yukarıda dört olmak üzere toplam on iki pencere ile aydınlanmaktadır. Güney duvarında mihrap nişi, diğer iki duvarda da ahşap kapaklı dolaplar bulunur. Türbenin içini dolanan Âyete’l-kürsî yazı frizi ile rûmîli palmetli bitkisel motifler yine Mükrime ve Şirin Hatun türbelerinde olduğu gibidir. Bu üç türbenin inşaatlarının kısa aralıklarla yapılmış olması ve de süslemelerinin birbirine benzemesi hem mimarının hem de nakışlarını yapan nakkaş gurubunun aynı olduğunu düşündürmektedir. Türbenin alt sıra pencere kenarları mermer söve ile kaplı olup, üzerindeki alınlık taş tuğla karışık bir örgü ile kaplanmıştır.  Taç kapıdan oluşan giriş portalinin her iki yanında nişler bulunmaktadır.

 

Gülşah Hatun Türbesi: Bu türbe, doğusunda Şehzade Mustafa Türbesi, batısında Kaplıca Caddesi ve ihata duvarı, kuzeyinde Mükrime Hatun, güneyinde ise geniş yeşil alan ve yine ihata duvarı ile çevrilmiş durumdadır.  Gülşah Hatun Türbesi, bir sıra taş ve iki sıra tuğla işçilik gösteren kare plana sahip olmakla beraber, trompların kuvvetle belirtildiği yüksek sekizgen kasnak üzerine oturan kubbe ile örtülüdür. Güney cephesinde sade bir mihrap nişine sahip olan mekân, aşağıda altı ve kasnakta dört olmak üzere toplam on pencere ile aydınlanmaktadır. Kapı kanatları kündekârî tekniğinde imal edilmişlerdir. Zemini tuğla döşemeli türbede yer alan iki mermer sandukadan ortadaki 892 (M.1487) tarihinde vefat eden ancak daha sağlığında iken bu türbeyi yaptıran Fatih’in kadını ve Şehzade Mustafa’nın annesi Gülşah Hatun’a aittir, diğer sandukanın üzerinde II. Bayezid’in oğlu Şehzade Ali adı var ise de, kayıtlarda Bayezid’in bu isimde bir şehzadesine rastlanmamaktadır. Türbenin girişinde bulunan, üzeri sivri kemerli taç kapıdan oluşan portalin her iki yanında nişler bulunmaktadır.

 

Hüma Hatun Türbesi: Muradiye Camii haziresinin kuzey doğu köşesinde, hazireyi çevreleyen ihata duvarının yanında yer alır. Doğu, batı ve güneyinde Muradiye Külliyesi’nin bahçesi ve caminin haziresi, kuzeyinde ise Saraylılar (Cariyeler) Türbesi yer almaktadır. II. Murad’ın kadını ve Fatih’in annesi Hüma Hatun’a ait olan türbede iki sanduka vardır, biri Hüma Hatun’un ise de diğerinin kime ait olduğu belli değildir. Hüma Hatun’un ölüm tarihi bilinmemektedir, yapının üç satırlık Arapça kitabesinden türbenin 853 (M.1449) tarihinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Hüma Hatun Türbesi, altıgen plânlı ve kubbeli mütevazı bir yapıdır, bir sıra taş ve iki sıra tuğla duvar işçiliği gösteren türbenin üzeri kubbe ile örtülüdür. Yapının cephesi 2 sıra tuğla ile kesme traverten cinsi kaba yonma taşla örülmüştür. Cephede taş sıraları arasında dikeyde konulmuş 1 adet tuğla sırası bulunmaktadır. Girişte taç kapının kavsarasında mukarnaslar bulunmaktadır. Giriş holünün her iki yanında nişler yer almaktadır.

 

Mükrime Hatun Türbesi: Türbenin doğusunda Şehzade Mahmut Türbesi, batısında Kaplıca Caddesi ile ihata duvarı, Gülbahar Hatun (Ebe Kadın) ve Şehzade Mahmut türbeleri, kuzeyinde Şehzade Mahmut Türbesi, güneyinde ise Gülşah Hatun Türbesi ile ihata edilmiş durumdadır. Muradiye Camii haziresindeki türbelerin batısında yer almaktadır. II. Bayezid’in oğlu Şehzade Şehinşah’ın kadını ve Şehzade Mehmed’in annesi Mükrime Hatun’a atfedilen türbenin tuğla zemininde üç sanduka yer almaktadır, üzerlerinde Şehzade Korkud, Mükrime Hatun, Şehzade Alemşah kızı Fatma Hatun’a ait olduğu yazılı ise de bu şahısların başka yerlerde gömülü olduklarına dair bilgiler de mevcut olduğundan etraflı bir araştırma yapılması gerekmektedir. Kare plana sahip türbe, bir sıra taş ve üç sıra tuğla ile işlenmiş duvar örgüsü, revaklı girişe sahip kare mekânı ve yüksek sekizgen kasnağa oturan kubbesi ile Şirin Hatun ve Gülruh Hatun türbelerinin bir benzeridir. Revaklı taç kapıya sahip türbenin giriş holünün iki yanında içi Horasan harcı sıvalı nişler bulunmaktadır. Kündekârî tekniğinde kapı ile girilen ve on iki pencere ile aydınlatılan mekânda zengin kalem işi süslemeler göze çarpar, zeminden tromplara kadar duvarlarda, üç sıra mukarnaslı mihrabın tepeliği ve pencerelerin alınlıklarında rumî – palmet tezyinatı vardır. Geniş bir yazı kuşağı içinde celî sülüs ile Âyete’l-kürsî yapının içini çepeçevre dolanmaktadır. Mihrap üzerinde dairevî ve dilimli madalyonlarda çeşitli ayetler ve esmâü’l-hüsnâdan seçmeler yer almaktadır.

  1. Bayezid’in oğlu Şehzade Şehinşah’ın kadını ve Şehzade Mehmed’in annesi Mükrime Hatun’a atfedilen türbenin tuğla zemininde üç sanduka bulunmaktadır.

 

Saraylılar (Cariyeler) Türbesi: Bu türbe, doğusunda ihata duvarı, batısında Muradiye Camii, kuzeyinde Muradiye Caddesi ve ihata duvarı, güneyinde ise Hüma Hatun Türbesi ile çevrelenmiş durumdadır. Muradiye Camii haziresinin kuzey doğu köşesinde, hazireyi çevreleyen ihata duvarının yanında, Hüma Hatun Türbesi ile birlikte diğer türbelerden ayrı olarak ele alınmıştır. Kitabesi bulunmayan bina isminden de anlaşılacağı üzere saraylı kadınlara atfedilmekteydi. Fakat burada yer alan iki sandukada kimlerin yattığına dair yakın zamana kadar bir vesikaya rastlanmamıştı. Ancak türbenin onarımı esnasında, Mahidevran Hatun’un günümüzdeki akrabaları tarafından sunulan belgelerden burada yatanların Mahidevran’ın ablaları Âkile Hanım ile Buygur Belkıs Hanım oldukları ortaya çıkmıştır. İnşaat tekniği itibariyle o zamana kadar 15. yüzyıla ait olduğu düşünülen türbenin de 16. yy. eseri olduğu anlaşılmıştır. Muradiye türbeleri içinde etrafı açık olan iki yapıdan biridir. Diğer türbelerden ayrı ve ihata duvarına bitişik olarak inşa edilmiştir. Baldaken planlı yapı, her kenarı 6.65 metrelik kare ve yerden 50 cm. yükseltilmiş bir kaide üzerine inşa edilmiştir. Birbirine sivri kemerle bağlanmış sekiz adet paye üzerine oturan kirpi saçaklı örtülü ve üzeri de piramidal külahlıdır. Kareyi oluşturan payelerden piramidal külaha geçiş Türk üçgenlerinin oluşturduğu sekizgen kasnak ile sağlanmıştır. Osmanlı mezar anıtlarında böyle piramidal külah ile örtülü sadece altı tane türbe yapısı vardır. Üç sıra tuğla ve bir sıra kesme köfeki taşı ile işlenmiş duvar örgüsüne sahiptir. Kemerlerin etrafında ve saçağın altında yine tuğladan silmelerle cepheler hareketlendirilmiştir.

 

Sultan II. Murad ve Şehzade Alâaddin Türbeleri: Bu türbe, doğusunda ve güneyinde ihata duvarı ve yeşil alan, kuzeyinde medrese, batısında ise Şehzade Mustafa ile Cem Sultan türbeleri ile ihata edilmiş durumdadır. Muradiye Camii’nin güney batısında, iki türbe birbirine bitişik olarak yer alır. Büyük mekânda Sultan II. Murad tek başına yatar. 855 (M.1481) yılında, Sultan II. Murad’ın vasiyetine uygun olarak kare şeklinde, üzerine yağmur yağması için üstü açık, hafızların Kur’an okuması için de etrafı galerili olarak inşa edilmiş, sultanın na’şı da sanduka veya lâhit içine konulmadan doğrudan toprağa gömülmüştür. Bir sıra kesme taş ve iki sıra tuğla duvar örgüsüne sahip türbenin özellikle kalem işleriyle süslü ahşap saçağı çok muhteşemdir. İçinde hiçbir süslemenin bulunmadığı türbe, 13.45 x 13.45 metre ile 6.90 x 6.90 metre ebadında iç içe geçmiş iki kareden oluşmaktadır, arada 3.25 metre genişliğinde bir galeri vardır. Orta bölüm dört sütun ve dört paye üzerine sivri kemerlerle oturan mukarnaslı tromplu kubbe ile örtülüdür. Sütunların hem kaideleri hem de başlıkları devşirmedir. Kapının bulunduğu duvar ile karşısında ikişer, diğerlerinde ise üçer pencere açılmıştır.

 

Türbenin doğu kenarına bitişik, pencereden bozma bir kapı ile girilen Sultan Alâaddin türbesi vardır. İki sıra kesme köfeki taşı ile bir sıra tuğladan duvar işçiliğine sahip türbenin küçük bir eyvan şeklindeki taç kapısı, sivri kemeri, basık iç kemeri, söveleri ve setleri tamamıyla mermerden inşa olunmuştur. Türbe kapısının üzerini örten ahşap saçak, işçiliği, süslemesi ve renklendirilmesi bakımından muhteşem bir eserdir. Saçağın iç yüzünde ahşap stalaktitler ve on iki köşeli yıldızlardan oluşan geometrik bezeme, dış dilimlerde ise Edirnekârî tekniğinde bitkisel süslemeler yer almaktadır. Burada II. Murad’ın Sultan Alâaddin ve Şehzade Ahmet adında iki oğluyla Fatma Sultan, Hatice Sultan ve Şehzade Hatun adında üç kızı yatmaktadır. Alâaddin, babasından evvel ölmüş ancak türbesi babasından sonra yapılmıştır.

 

Şehzade Ahmet Türbesi: Bu türbe, doğusunda Muradiye Camii ile yeşil alan, batısında II. Murad Türbesi, kuzey ve güneyinde ise caminin haziresi ve bahçe ile ihata edilmiş durumdadır. Muradiye Camii’nin tam güneyinde, cami ile Sultan II. Murad Türbesi arasında yer alan yapı sekizgen plânlıdır, bir sıra kesme taş ve iki sıra tuğla duvar işçiliği göstermektedir. Her yüzünde üçer sıra pencere olup pencere kemerlerinin etrafları da tuğla ile işlenmiştir. Bu türbenin de önünde Bursa kemerli bir saçak bulunur, kündekârî tekniğindeki kapısı muhteşemdir. Mermerden imal edilmiş giriş holünün her yanı açıktır.

Yavuz Sultan Selim’in 919 (M.1513) tarihli bir fermanıyla inşa olunan yapının mimarı Alâaddin, bina emîni Bedreddin Mahmud Bey, kâtipleri de Ali, Yusuf, Muhiddin ve Mehmed efendilerdir. Türbede Şehzade Ahmed, annesi Bülbül Hatun, kardeşi Şehinşah, Şehinşah’ın oğlu Mehmed ve Yavuz’un kardeşi Şehzade Korkud gömülüdürler. Diğer iki sandukanın da ihtilaflı olmakla beraber, II. Bayezid’in kızı Sofu Sultan ile Şehzade Ahmed’in kızı Kamer Sultan’a ait olduğu düşünülmektedir.

 

Şehzade Mahmut Türbesi: Bu türbe, doğusunda Cem Sultan Türbesi, batısında Kaplıca Caddesi ve ihata duvarı, kuzeyinde Gülbahar Hatun (Ebe Kadın) Türbesi, güneyinde ise Mükrime Hatun Türbesi ile ihata edilmiş durumdadır. Muradiye Türbeleri’nin güney batı köşesinde yer alır. II. Bayezid’in, Manisa’da vali iken 912 (M. 1506) yılında vefat eden oğlu Şehzade Mahmud’un cenazesi Bursa’ya getirilerek üzerine türbe yapılmıştır. Kündekârî tekniğinde yapılmış kapının üzerinde yine ahşaptan kabartma olarak bir kitabesinin varlığından bahseden kaynaklara göre iki satırlık kitabesinde 913 (M. 1507) tarihi vardır, mimarının da Yakup Şah bin Sultan Şah olduğu bilinmektedir. Zemini mermer ve tuğla olan türbede dört tane mermer sanduka yer alır ki, burada gömülü olanlar: Şehzade Mahmud ve onun 918 (M.1512)’de vefat eden oğulları Orhan, Emir ve Musa’dır.

Bir sıra kesme taş ve üç sıra tuğla duvar işçiliği gösterir. Bursa kemerli mermer revak ile girilen sekizgen planlı mekânın üzeri kubbe ile örtülüdür. Çini, kalem işi ve malakârî süsleme açısından çok zengin olan iç mekân, 2.90 m. yüksekliğe kadar firuze ve lâcivert altıgen çinilerle kaplıdır, mihrap ve pencerelerin etrafı ile bu süslemelerin üst kesiminde yine mavi-beyaz İznik çinileri kullanılmıştır. Rûmîler, kıvrık dallar ve palmetler, vazodan çıkan çiçek demetlerinden oluşan stilize bitkisel motifler bütün yüzeyleri kaplamaktadır. Türbenin giriş revakının üstünü örten ahşap bir saçağı bulunmaktadır. Giriş holü mermer kaplı ve her yanı açıktır. Türbenin üst pencereleri dairesel formda boşluklara sahiptir.

 

Şehzade Mustafa Türbesi: Doğusunda Mükrime Hatun Türbesi, batısında II. Murad Türbesi, kuzeyinde Cem Sultan ile II. Murad Türbesi arasındaki yeşil alan, güneyinde ise ihata duvarı ile çevrilmiş durumdadır. Muradiye Türbeleri’nin güney batısında ve ihata duvarına yakın bir yerdedir. Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu olup 960 (M.1553) yılında Konya Ereğlisi’nde bir komploya kurban giden Şehzade Mustafa’nın cesedi Bursa’ya getirilerek burada önce başka bir yere defnedilmiş, kapısındaki iki satırlık mermer kitabeden anlaşıldığına göre, 981 (M.1573) yılında üvey kardeşi II. Selim’in bu türbeyi inşa ettirmesiyle de yeni kabrine nakledilmiştir. Türbenin içinde bulunan dört sanduka Şehzade Mustafa, Şehzade Mustafa’nın annesi Mâhidevran Kadın, Şehzade Bayezid’in oğlu Ahmed, ve Şehzade Bayezid’in diğer oğlu Orhan’a ait olduğu bilinmektedir.

Bir sıra kesme taş ve üç sıra tuğla ile inşa edilmiş, kubbe ile örtülü, sekizgen plana sahip mekândır. Yerden 3 metre yüksekliğe kadar olan kısım onikigen olup tamamen 16. yüzyılın natüralist üslûplu İznik çinileri ile kaplıdır, buradan yukarısı ise muntazam bir sekizgene dönüşmektedir. Çini kaplamanın bittiği yerde sülüs yazı ile Âyete’l-kürsî, Haşr Sûresi’nden bazı bölümler ve esmâü’l-hüsnâ’nın yer aldığı yazı kuşağı başlamaktadır. Mekân, yedisi alt sırada mermer söveli, yedisi de üstte sivri kemerli olmak üzere on dört pencere ile aydınlanmaktadır.  Şehzade Mustafa Türbesinde ahşap kasa içine alınmış üstlük pencereleri dairesel formda boşluklara sahiptir. Alt sıra pencerelerin kenarlarında mermerden yapılmış profilli söveler bulunmaktadır. Alt sıra pencere alınlıkları tuğla üzeri Horasan sıva olmakla beraber üst sıra pencereleri ise tuğla sivri kemerle tamamlanmaktadır.

 

Şehzade Mustafa ve Cem Türbesi: Bu türbe, doğusunda II. Murad Türbesi ile medresenin dershanesi arasındaki yeşil alan, batısında Gülbahar Hatun (Ebe Kadın) ve Şehzade Mahmut türbeleri, kuzeyinde Gülruh Hatun Türbesi, güneyinde ise Mükrime Hatun Türbesi ile ihata edilmiş durumdadır.

 

  1. Murad Camisi’nin haziresinde yer alan yapı, camiye en yakın türbedir. Fatih’in oğlu Şehzade Mustafa, 879 (M.1474) yılında Niğde yakınlarında Bor Pazarcığı’nda vefat etmiş, önce Konya’ya sonra da Bursa’ya getirilerek amcası Alâaddin Bey’in türbesine gömülmüştü. 884 (M.1479) yılında kendisi için inşa olunan bu türbeye nakledilmiş, daha sonra Napoli’de vefat ederek cenazesi 1499’da Bursa’ya getirilen Cem Sultan da buraya gömülünce daha çok Cem Sultan Türbesi diye meşhur olmuştur. İçindeki dört adet mermer sandukada Şehzade Mustafa, II. Bayezid oğlu Şehzade Abdullah 890 (M.1485), Şehzade Cem ve yine II. Bayezid’in oğlu Şehzade Alemşah 909 (M.1503) medfundurlar.

Kesme taş ve tuğladan temiz bir işçilikle inşa edilmiştir. Mermer bir revak ile girilen altıgen plana sahip olan türbenin yine altıgen kasnağa oturan, kurşun kaplı kubbesi vardır. Kubbenin ortasında altı kenarlı küçük bir açıklık bulunur. Alt sırada dört, üst sırada beş ve kasnakta altı olmak üzere toplam on beş pencere ile aydınlatılan mekân, Muradiye türbeleri içinde en zengin süslemeye sahip olanıdır. Üst sıradaki pencereler nefis vitraylar şeklinde imal edilmişlerdir. Kapı ve pencere kapakları ile döneminin özelliklerini günümüze getiren alçı pencereleri önemli kısımlarıdır. Duvarlar yerden 2.35 m. yüksekliğe kadar firuze ve lâcivert altıgen çinilerle kaplıdır, çinilerin çevreleri ve ortaları Yeşil ve Muradiye camilerinde olduğu gibi yaldızla stampalıdır. Kemerler, alınlıklar, kasnak ve kubbe gibi çini olmayan yerler çok zengin kalemişleri ile donatılmıştır, bilhassa servi motifleri malakârî tekniğindedir. Kubbe içi rumî ve hatâyîlerle doldurulmuş, eteğinde ise celî sülüs ile ve altı kartuş halinde Âyete’l-kürsî yazılmıştır. Mihrabın iki yanında müsenna besmele ile yine müsennâ “Allâhu Hâliku külli şey’in ve Hüve alâ külli şey’in” yazılıdır.

 

Türbenin önündeki revakın sivri kemeri 2.74 metrelik açıklığa sahiptir. İki yanda türbedar ya da ziyaretçilerin oturmaları için 40 santimlik mermer setler bulunur. Revakın sağında ve solunda Bursa kemerli açıklıklar vardır. Revakın bütün işçiliği ve ahşap kapının basık kemeri tamamıyla mermerden işlenmiştir. Kapının üstünde kitabelik ayrılmışsa da kitabesi yoktur. Orijinal olduğu anlaşılan kündekârî tekniğindeki kapının tamir gördüğü ve eksik parçaların tamamlandığı anlaşılmaktadır. Türbe mermer söveli bir kapıya sahiptir. Revakın tavanı mermer levhalarla örtülmüştür. Cephede örgü sisteminde, yatayda 2 sıra tuğla bir sıra taş örgü sistemi kullanılmıştır. Düşeyde ise, 1 sıra taş 2 sıra dikey tuğla kullanılmıştır. Alt sıra pencerelerinin kenarlarında profil çekilmiş mermer söveler bulunmaktadır. Alt sıra pencerelerinin alınları da mermer kaplıdır. Üst sıra pencerelerin üzeri ise almaşık örgü sivri kemerle kapatılmıştır.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>