MURADİYE TÜRBELERİ


Engin YENAL

Bursa’daki sultan külliyelerinin sonuncusu olan Muradiye Külliyesi Doğu’daki İmaret, Batı’daki Hamam arasında doğrusal düzende sıralanan (ve olasılıkla 1424-1426 arasında tamamlanan) yapılardan oluşmasına karşın, gene de Osmanlı mimarlığı erken dönemi özelliklerini yansıtan bir “Dağınık” külliyedir. (Bir yapı topluluğuna Külliye denilebilmesi için mimarlık tarihçilerin ileri sürdükleri önkoşul, yapılar arasında yaptıranın türbesinin de bulunmasıdır. Dolayısı ile bu görüşe göre: II. Murad Türbesi’nin yapılış tarihi olan 1453’ün; Külliyenin yapımının bitiş tarihi olarak belirlenmesi gerekir.) Ancak Muradiye Külliyesi çevresine Osmanlı hanedan üyeleri ve saray mensuplarına ait 1453’ten önce üç, sonra da 1507’ye dek dokuz, toplam olarak da 12 türbe yaptırılmıştır. Böylece ortaya bir tür Osmanlı hanedanı “Necropolis”i ortaya çıkmıştır. Beylik bahçe olarak anılan Güney’deki büyük boş alana 1507’den sonra başka bir hanedan üyesine ait türbe yaptırılmamıştır. Bu kurgunun Osmanlı mimarlık tarihindeki tek benzeri İstanbul’daki Ayasofya Külliyesi’dir. 1453’te camiye çevrilen yapının çevresinde 1574’te II. Selim için yaptırılan türbeden başlayarak 1648’e dek yaptırılan dağınık düzende 3, Vaftizhane’de de 2 olmak üzere toplam 5 padişah ve ayrıca bir de şehzadeler türbesi yer almaktadır.

Muradiye Türbeleri’nin sadece bir tanesi Sultan’a (II Murad’a) aittir. Şehzadelere ait 4, sultan eşlerine ait 4, şehzade eşlerine ait bir türbe yaptırılmıştır . 2 açık türbenin ise Saray mensuplarına ait olduğu ileri sürülmektedir. Türbelerden sadece birinde II. Murad tek başına yatmaktadır. Diğer türbelere değişik tarihlerde 8 şehzade, 7 şehzade oğlu, 5 şehzade kızı, 2 sultan eşi ve 1 sultan kızı bir arada gömülmüşlerdir. Türbelerde bu kişilere ait sanduka sayısı iki ile altı arasında değişmektedir. Selçuklu kümbet geleneğinde geleneksel olarak var olan bazı yapısal ögelerin erken dönem Osmanlı mimarlığında da sürdürüldüğü görülmektedir. Bunlar revak, mihrab ve mumyalıktır.

Revak: Osmanlı türbelerinde üç gözlü giriş eyvanı olarak biçimlenen revak ilk kez 1406’da yapılan Yıldırım Bayezid Türbesi’nde görülmektedir. Muradiye Türbeleri’nde ilk revak ise 1453’te yapılan II. Murad Türbesi’nde bulunmaktadır. Daha önce 1449’da yapılan Hüma Hatun (Hatuniye) Türbesi ile daha sonra yapılan Gülşah, Şirin, Mükrime ve Gülruh Hatun türbelerinde revak yerine dışa taşırılan taç kapılar bulunmaktadır.

Mihrab: Bursa türbelerinde mihrab ilk kez Yıldırım Bayezid Türbesi’nde görülmektedir. Muradiye Türbeleri’nin hepsinde (1573’te yapılan Şehzade Mustafa Türbesi dışında) Güney duvarlarında mihrab nişi bulunmaktadır.

Mumyalık: Muradiye Türbeleri’nin hiçbirinde mumyalık yoktur.(Muradiye Külliyesi’nin Güney-doğusunda bulunan, 1450’de yaptırılan Karıştıran Süleyman Bey Türbesi’ndeyse mumyalık yer almaktadır.) Osmanlı mimarlığı Bursa dönemi için (Açık türbelerin yanı sıra) yapılabilecek bir türbe tipolojisi denemesinde, planların geometrik kurguları ve kitlenin biçimlenişine göre bir sıralama yapılabilir. Dört kenarlı (kare) plan dışındaki çok kenarlılar altı ve sekiz kenarlıdırlar. Osmanlı mimarlığında on veya daha çok sayıda kenarı olan plan tipi olan türbe bulunmamaktadır . Muradiye Külliyesi’nde bulunan türbeler Osmanlı mimarlığı türbe tipolojisinde yer alan tüm tiplerin bir arada ser gilendiği bir yapı topluluğu oluşturmaktadır. Gerek planların geometrik kur gularının, gerekse de kitlesel biçimlenişlerin evrim aşamaları; böylelikle örnekleriyle karşılaştırmalı olarak izlenebilmektedir.

AÇIK TÜRBELER

Osmanlı mimarlığı erken döneminde ilk örneklerine İznik’te rastlanılan Baldeken (Çardak) tipi de denilen açık türbelerden Bursa’da bulunan dört örneğinden ikisi Muradiye Külliyesi içinde yer almaktadır . Bunlar: Saraylılar ve Ebe (Gülbahar) Hatun Türbeleri’dir. Her iki türbe de Osmanlı hanedan üyelerine ait değildir . Belgelerle kanıtlanmayan yaygın kanı bunların saray mensuplarına ait oldukları yönündedir.

Saraylılar Türbesi: Muradiye Zaviyesinin doğusunda yer alan, 1420’lerde yapıldığı sanılan türbede kimlere ait olduğu bilinmeyen iki sanduka bulunmaktadır. 6.68 X 6.68 m boyutlarındaki sekinin köşelerindeki “L” biçimli dört ayağın arasında yer alan dört (toplam sekiz) ayağa oturtulan; küb’e yakın biçimdeki çardak, sekiz yüzlü piramidal bir külahla örtülmüştür . Bu biçimleniş ise Yeşil civarında 1414’te yapılan Devlet Hatun Türbesi’ni (dolayısıyla da Selçuk kümbetlerini) çağrıştırmaktadır.

Ebe(Gülbahar) Hatun Türbesi: Muradiye Külliyesi’ni oluşturan yapılardan hayli uzaktaki 4.45 X 4.45 m. boyutlarındaki bir sekinin köşelerindeki karemsi ayakların taşıdığı küçük bir kubbenin örttüğü bu türbenin; Fatih’in ebesi Gülbahar Hatun’a ait olduğu ve 1420’lerde yaptırıldığı sanılmaktadır. Muradiye Külliyesi’nde tipolojik olarak plan kurguları üç ayrı geometrik biçimde düzenlenen, yapısal özellikleri de hem Osmanlı mimarlığının erken dönemi hem de klasik dönemi özelliklerini gösteren türbeler bulunmaktadır.

KARE PLANLI TÜRBELER

Sayısal olarak Bursa’da olduğu gibi Muradiye Külliyesi’nde de çoğunluğu bu tür türbeler oluşturur. Muradiye Külliyesi’nde var olan 5 örneğin ikisi: II. Murad ve Gülşah Hatun Türbeleri Osmanlı mimarlığı erken dönemi, üçü; Mükrime, Şirin ve Gülruh Hatun Türbeleri klasik dönem yapısal özellikleri göstermektedirler.

II. Murad Türbesi: Biçimsel olarak Osmanlı mimarlığında başka bir benzeri bulunmayan türbe, aslında yan yana iki kitleden oluşmaktadır: 15.65X15.65 m boyutlarındaki II.Murad’ın türbesi ile daha sonra yanına getirilen(eklenenyapıştırılan ) 7.26X7.80 m boyutlarındaki, oğlu Ali(Alaeddin)’nin türbesi… II. Murad Türkçe olarak 1446’da düzenlediği vasiyetnamesinde, bir yandan kendi türbesinde olmasını istediği işlevsel/ mekânsal/yapısal özellikleri (adeta tasarım ön verileri olarak) sıralamasının yanı sıra, 1442’de ölen oğlu Ali için yapılacak türbenin kendisininkinden “üç, dört zira uzaklıkta” olmasını öngörmüştür. (Şehzadenin, 1420’lerde yapımları biten zaviye ve medresenin güneyinde bir yere geçici olarak gömüldüğü sanılmaktadır.) 1451’de ölen II. Murad’ın vasiyetnamesinde belirlediği özellikleri içeren türbesi 1453’te tamamlanmış olmalıdır. Bu türbenin mimarlık kavramları açısından en ilginç özelliği, plan kur gusunun iç içe iki kareyle oluşturulmasıdır. Dıştaki büyük karenin içinde (köşelerinde kare ayakların aralarında dairesel mermer sütunların yer aldıkları) 6.91X6.91m boyutlarında ikinci bir kare daha bulunmaktadır. İçteki karenin tam ortasında II. Murad’ın içi toprak dolu basit sandukası yer almaktadır. Çevredeki sütunların belirlediği sekizgenin üstünde de (yağan rahmetin kabre erişmesi için) tepesi açık bir kubbenin yapılmış olması, iç ve dış kareler arasında bulunan 3.25 genişliğindeki alanın Hafızlar Sofası olarak işlevlendirilmesi hep vasiyetnamede ön görülen veriler arasındadır. Bu türbenin yapım sürecinde (veya bitimin hemen ertesinde) Şehzadenin türbesi büyük türbenin doğu yüzüne yapıştırılmış biçimde yapılmıştır. Bu türbenin dışardan ayrı girişi yoktur . Geçiş, II. Murad Türbesi’ndeki bir pencerenin kapıya dönüştürülmesiyle sağlanmaktadır. II. Murad Türbesi’ne ise kuzey cephesinde anıtsal bir saçakla tamamlanan oldukça büyük mermer revaktan girilmektedir. İçerde, güney duvarında küçük bir muhrab nişi yer almaktadır.

KARE PLANLI / KÜBÜMSÜ GÖVDELİ TÜRBELER

Muradiye Külliyesi’nde bu özellikleri gösteren ve Osmanlı mimarlığı erken döneminde yapılan bir türbe vardır: Gülşah Hatun Türbesi.

Gülşah Hatun Türbesi: Külliyeyi oluşturan yapılardan hayli uzakta, güney-batı uçta, 1480’lerde Fatih Sultan Mehmed’in eşlerinden biri olan Gülşah Hatun için yaptırılan türbe, dışta yaklaşık 5.52X5.52 m boyutlarındadır. Almaşık örgülü duvarlarla oluşturulan kübümsü gövde oldukça yüksek sekizgen bir kasnağa oturtulan kubbeyle tamamlanmaktadır. Türbenin giriş (Kuzey) cephesinde, iki yanında mihrabiyeler bulunan büyücek bir taç kapı yer alır. İçeride girişin tam karşısında (güney kenarının orta yerinde) Bursa türbelerinin ayırıcı özelliklerinden olan küçük bir mihrab bulunmaktadır.. Muradiye külliyesinde Osmanlı mimarlığı Klasik döneminde yaptırılan Kare planlı/kübümsü gövdeli üç türbe bulunmaktadır: Mükrime, Şirin ve Gülruh Hatun Türbeleri… Revak yerine dışa taşırılan taç kapılardan girilen bu türbelerin kare planlı ve kübümsü gövdeli oluşlarının yanı sıra; bir ortak özellikleri de girişlerinin Kuzey yerine Doğu kenarlarında olmasıdır.

Mükrime Hatun Türbesi: II Bayezid’in oğlu Şehzade Şehinşah’ın eşlerinden olan Mükrime Hatun için Muradiye Külliyesi’nin Güney-batı kenarında yer alan türbenin 1515 (veya 1517) te yaptırıldığı sanılmaktadır. Dış ölçüleri yaklaşık 8.28X8.28 m olan kare planlı, özenle örülü almaşık duvarlı kübümsü gövdeli türbeye Doğu kenarında kesme taştan yapılmış; her iki yanında mihrabiyeler bulunan bir taç kapıdan girilmektedir. Gövdenin üstünde de hayli yüksek tutulan sekizgen kasnağa oturan yarım küre biçimli bir kubbe bulunmaktadır. Güney duvarının ortasında üç sıra stalaktitle biçimlenen, oldukça görkemli mihrabın çevresi çok renkli Rumi ve bitkisel motifleri içeren, yer -yer yazı kuşakları ve büyücek gülçelerle zenginleştirilen kalem işiyle bezelidir. Bu bezemeler tüm pencerelerin alınlıklarıyla, kubbe kasnağında ve yüzeyinde de yer almaktadırlar.

Şirin Hatun Türbesi: II. Bayezid’in eşlerinden olan Şirin Hatun’un 1510’larda yaptırıldığı sanılan türbesi, külliyenin güney-batısında; (bir zamanlar var olan) sibyan mektebinin hemen arkasında bulunmaktadır. Plan kurgusu ile kitlesel düzeni ve bezemesel özellikleriyle türbe, Mükrime Hatun’un türbesine çok benzediğinden; ayni yıllarda aynı işgücünün kullanılarak yaptırıldığı olasılığını çağrıştırmaktadır. Dış ölçüleri yaklaşık 7.20X7.20 boyutlarında olan kare planlı, almaşık duvarlı kübümsü gövdenin doğu kenarında, her iki yanında dikdörtgen kesitli mihrabiyeler bulunan bir taç kapı yer almaktadır . Kübümsü gövdeyi ise, yüksekçe tutulan sekizgen bir kasnağa oturan bir kubbe örtmektedir . Güney duvarının ortasında ise alçı mukarnaslarla bitirilen bir mihrab yer alır. İçteki tüm yüzeylerin çok renkli, özenli kalem işleriyle bezenmiş olması, Mükrime hatun türbesinde görülenlerle benzerlikler sergilemektedir.

Gülruh Hatun Türbesi: II. Bayezid’in eşlerinden olan Gülruh Hatun’un 1527’de yaptırıldığı sanılan türbesi, külliyenin Güney-batısında diğer eş Şirin Hatun Türbesi’nin yanında bulunmaktadır. 8.28X8.28 m olan dış ölçüleri, kübümsü gövdenin almaşık örgüsü, sekizgen kasnağa oturan yarım küre kubbe, Doğu yönündeki revak. Güney duvarındaki mihrab ve içte tüm yüzeylerde kullanılan kalem işleri Mükrime Hatun Türbesi’nin hemen hemen aynıdır. Özellikle bezemelerin oluşturulmasındaki biçem benzerliği, aynı sanatçıların bu türbede de çalışmış olmaları olasılığını çağrıştırır. İç düzenlemede diğer türbelerle görülen tek fark kuzey ve batı kenarların ortalarına getirilen ahşap kapaklı dolapçıklardır.

ÇOK KENARLI TÜRBELER ALTIGEN PLANLILAR

Osmanlı mimarlığında altıgen planı olan Bursa dışındaki tek türbe klasik dönemde 1600’de İstanbul’da yaptırılan III Murad Türbesi’dir. Bursa döneminde yaptırılan altıgen planlı iki örnek ise Muradiye Külliyesi’nde yer almaktadır. Bunlar Hatuniye ve Şehzade Mustafa türbeleridir .

Hatuniye Türbesi: II Murad’ın eşlerinden olan Fatih’in annesi Hüma Hatun için Muradiye Külliyesi’nin güneydoğu ucunda 1449’da yaptırılmıştır. Almaşık duvarlı, dışta kenarları yaklaşık 4.25 m olan altıgen planlı türbeye kuzey kenarında duvar yüzeyinden taşırılan iki yanında mihrabiyeler bulunan bir taç kapıdan girilmektedir. İki sıralı kirpi saçakla sonlanan kitlenin üstündeyse kasnaksız bir kubbe yer almaktadır . İçte güney duvarında Bursa türbelerinin ayırıcı özelliklerinden olan küçük bir mihrab nişi bulunmaktadır.

Şehzade Mustafa türbesi: 1474’te ölen Fatih’in oğullarından Mustafa için Muradiye Külliyesi’nin güney-doğu ucuna 1479’da yaptırılan türbeye daha sonra 1499’da kardeşi Cem‘in yanı sıra, II Bayezid’in 1485 ve 1503’ te ölen iki oğlu da gömülmüşlerdir. (Türbe halk arasında çoğunlukla Cem Sultan türbesi olarak bilinmektedir…) Osmanlı mimarlığı klasik dönemi özelliklerini yansıtan türbe özenle örülü almaşık duvarlarla oluşturulmuştur. Dış kenarı yaklaşık 7.25 m olan altıgen planlı türbeye kuzey cephesinde her iki yanında Bursa kemerli gözler bulunan tümüyle mermerden yapılmış görkemli bir revaktan girilmektedir. İçte güney kenarın ortasında beş yüzeyli mihrab dört sıra mukarnasla sonlanmaktadır. İç mekânın bezeme düzeni Muradiye Türbeleri içinde günümüze dek özgün biçimlenişini koruyarak ulaşabilen en görkemli örnek olan türbede içte duvarlar 2.35 yüksekliğe dek altıgen biçimli firuze ve lacivert çinilerle kaplanmıştır. Pencere kemer alınlıkları da benzer biçimde çini kaplıdır. Çini kaplamanın üstündeki duvar yüzeyleri ile kubbenin içi koyu renk zeminli çok zengin kalem işleriyle bezelidir. Bezemelerin yanı sıra çok özenli yoğun küfi ve sülüs yazı kuşakları tüm duvarlarda farklı yüksekliklerde yer almaktadırlar. Duvarlarda üstteki revzenlerin iki yanında hayli büyük stilize serviler (hayat ağacı motifleri), tümüyle bezeli kemer karınları, köşelerde büyücek gülçeler; bu çok görkemli bezeme düzenini tamamlamaktadırlar.

B. SEKİZGEN PLANLILAR

Osmanlı mimarlığı klasik döneminde yapılan türbelerin hemen hepsinde sekizgen plan düzeninin kullanıldığı görülmektedir. Muradiye Külliyesi’nde de dönemin özelliklerini yansıtan üç türbe bulunmaktadır. Bunlar: Şehzade Mahmud, Ahmed ve Mustafa türbeleridir.

Şehzade Mahmud Türbesi: 1507’de II Bayezid’in oğullarından Mahmud için anası Bülbül Hatun tarafından o sırada Bursa’da bulunan Hassa mimarlarından Yakup Şah ve yardımcısı Ali Ağa’ya Muradiye Külliyesi’nin güney-batısına yaptırılmıştır. (1512’de Mahmut’un oğulları daha sonra da Bülbül Hatun da buraya gömülmüşlerdir.) Çok özenle yapılmış almaşık duvarlarla oluşturulan bu sekizgen planlı küçük türbenin en ilginç ögesi: önde dört, arkada duvara dayalı iki mermer sütunçenin üstte düz atkı, içte ise Bursa kemerleriyle bağlanmasıyla küçük bir köşk görünümü kazandırılan Kuzeydeki revakıdır. Bu revak Osmanlı mimarlığı klasik döneminin daha başlarında hassa mimarlarının türbe mimarlığında yepyeni biçimler arayışlarını kanıtlayan bir örnek sayılabilir. Giriş kapısının her iki yanında altlı üstü ikişer niş bulunur . Güney duvarında dört sıra stalikte biten mihrabın iç yüzeyleri ve pencerelerin üst hizalarına dek tüm iç duvarlar 2.94 m’ye kadar altın damgalı firuze ve lacivert renkli altıgen çinilerle kaplanmıştır. Bu çiniler 1420’lerde Yeşil Cami ve türbede kullanılanların aynıdır. Tüm duvarlardaki çini yüzeylerin üst ve yan kenarları mavibeyaz bordürlerle çevrilidir. İç duvarlarda çini yüzeylerin üstlerinde çepeçevre yazı kuşakları bulunur. Bunların üstünde ve aralarda yer alan de çok yoğun bitkisel bezemeler iç mekânın cennet çağrışımı yapmasına yöneliktir denilebilir…

Şehzade Ahmed Türbesi: II Bayezid’in oğullarından olan Şehzade Ahmed ile kardeş ve oğulları için Muradiye Külliyesi’nde Zaviye ile II Murad Türbesi arasında bir yere 1513’ te Hassa mimarlarından Alâeddin’e yaptırılmıştır. Çok özenli almaşık duvarlarla oluşturulan sekizgen gövdenin üstündeki kubbe oldukça yüksek tutulan sekizgen kasnağa oturtulmuştur. Kuzey cephesindeki mermer revak altı yıl evvel yapılan Şehzade Mahmud’un Türbesi’ndekinin benzeridir. İç mekânın bezemesel düzenlemesi de Şehzade Mahmud Türbesi ile benzerlikler ser giler. Tüm duvar yüzeyleri 2.50 m yüksekliğe dek altıgen biçimli firuze ve lacivert çinilerle kaplanmıştır. Güney duvarındaki beş sıra mukarnasla bitirilen mihrab nişinin içinde ve her iki yanındaki yüzeylerde değer duvarlarda görülmeyen gene altıgen biçimli beyaz çiniler yer almaktadır . Pencerelerin kenarlarıyla pilastırlarda Çin etkisini yansıtan erken klasik dönem İznik çiniciliği ürünü mavi-beyaz dar bordürler yer alır. ( Bu tür çiniler Bursa’da başka bir yapıda bulunmamaktadır.) Mihrab ve tüm, çini kaplı duvar yüzeylerinin üst kısımlarında, çepeçevre oldukça geniş tutulan celi sülüsle yazılı kuşaklar bulunur. Bunların üstleriyle kubbenin içinde kalem işleri bulunmamaktadır.

Şehzade Mustafa Türbesi: Muradiye Külliyesi içinde yer alan hanedan üyelerine ait türbelerden sonuncusu 1573’te hassa mimarlarından Mehmed Çavuş tarafından, Kanuni’nin oğlu Mustafa için güney-batı uçta II Murad Türbesi’nin yanına yapılmıştır. Sekizgen planlı türbenin kuzey cephesinde revak bulunmamaktadır. (Ancak belgelere dayanarak eski saraydan alınacak devşirme mermer ögelerle bir revak yapılması tasarlandığı ama sonradan vazgeçildiği ileri sürülür.) Güney duvarında daha önce yaptırılan Bursa türbelerinde bulunan mihrab bu türbede yoktur. İçeride duvarlar 3.00 m yüksekliğe dek çini kaplıdır . Girişin her iki yanındaki duvarlarda mermer altlı üstlü ikişer niş yer alır . İç mekan olasılıkla bu düzenleme nedeniyle düzgün olmayan on iki kenarlı iken; çini yüzeylerin üstünde düzgün bir sekizgene dönüşmektedir. 0.22 X 0.25 m. boyutlarında kareye yakın biçimdeki çiniler, beyaz zemin üzerine mercan kırmızının da kullanıldığı çok renkli, çiçek desenli olup 16.yy İznik çiniciliğinin en gelişmiş örnekleri sayılmaktadırlar. Bordür çinileri ise Çin etkisinin artık görülmediği, İznik Çiniciliği’nin klasik döneminin özelliklerini yansıtan, mavi zemin üstüne beyaz çiçeklerle oluşturulmuştur. Çini yüzeylerin üstünde çepeçevre çini yazı kuşağı lacivert zemin üzerine beyaz yazılıdır. Bu kuşakların üstündeki duvar yüzeyleriyle araları, büyücek stilize servilerin de yer aldığı yoğun kalem işleriyle bezelidir.

 

 

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir